KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3958 E., 2011/5884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.09.2008 gün ve 2006/127-2008/415 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.12.2010 gün ve 2009/2976-2010/12903 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 17.650 ton sigaranın Adana Sigara Fabrikası’ndan 35 pazarlama ve dağıtım noktasına taşınması ihalesini kazanan müvekkili şirkete, 15.03.2004 tarihinde imzalanan sözleşmeye uymayan davalının 7.407 ton sigara taşıttığını, taşıtılmayan 10.243 ton sigaranın taşıma ücretinin kârından davacının mahrum kaldığını ileri sürerek, şimdilik 200.000,00 TL’nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, idari şartnamenin 55.1. maddesinde, davalının kendi araçlarıyla taşıma yapmasına davacının itiraz edemeyeceği ve bunun davacının yükümlülüğünde bir azalmayı gerektirmeyeceği, davacıya teklif olunmayan taşımalar için bir talepte bulunamayacağı öngörülmüş olup, ihtiyaç duyulan 8.252 ton dışında taşıma yaptırılmaması nedeniyle davacının talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin 6 ncı maddesinde işin götürü bedeli olarak belirlenen 1.175.000.000,00 TL kâr değil maksimum ciro olduğu, idari şartnamenin 55.1. maddesinde davalının kendi araçları ile taşıma yapma hakkının da saklı tutulmasının davacının taşıma yükümlülüğünde herhangi bir azalmayı gerektirmeyeceğine yer verildiği, sözleşmede asgari taşıma yükümü belirtildiğinden eksik taşıtan davalının davacının yoksun kaldığı kârından sorumlu olduğu, davalının 7.406 ton sigara taşıtıp, KDV dahil 505.904,09 TL ödediği, davacının bu durumda 669.095,91 TL cirodan mahrum kaldığı, bunun tamamen kâr olmadığı,
davacının yasal defterlerinde önceki dönemde emsal taşımalardaki %23,28 kârlılık oranına karşılık gelen davacı zararının 155.765,53 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
KARŞI OY YAZISI
Uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen ve davacı tarafından taahhüt edilen taşınacak emtia miktarının asgari miktar olup olmadığının belirlenmesi ile mümkündür. Daire çoğunluğunca, bu miktarın azami tutar olarak benimsendiği anlaşılmaktadır.
Ancak, sözleşmenin 5. maddesi, sözleşme eki şartnamenin 17 ve 152. maddeleri gözetildiğinde, ayrıca sözleşmenin 6. maddesinde belirtildiği üzere ihalenin birim fiyat modeli yerine götürü bedel üzerinden gerçekleştirilmiş bulunması nazara alındığında, davalının asgari 17.560 ton taşıma yaptırmayı, davacının da en az bu miktarda taşıma yapmayı üstlenmiş oldukları, davalının kendi araçlarıyla taşıma yaptırmasına sözleşme ile olanak verilmesinin, davacı yüklenici taşımacının, idarece yapılacak taşımalar nedeniyle, asgari tutarda taşıma yapmaktan kaçınmasını engellemeye matuf bulunduğu,
tarafların iradesinin bu noktada birleştiği sonucuna varmaktayım. Davalı idarenin, sözleşmenin 24. maddesi hilafına, bu biçimde birleşen taraf iradelerine aykırı biçimde sözleşme koşullarını, bir diğer söyleyişle asgari taşıma miktarını değiştirmeye hakkı yoktur.
Bu durumda, davalının eksik taşıma yaptırmış olması nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacının ortaya çıkan zararından sorumlu olduğu kanısına vardığımdan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararımızın kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyim.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3958, K. 2011/5884, 13 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama