KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4011 E., 2012/10320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2009/1008-2010/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 2000 yılında para yatırdığını, bilahare parasını çekmek istediğinde kendisine ödeme yapılmadığını, tasfiye sürecindeki şirket tarafından kamuoyunda hesap sahiplerine düzenli olarak ödemelerin yapıldığının duyurulmasına rağmen bu güne kadar müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı gerçek kişilerin davalı şirketin hakim ortakları olup, haklarında mahkumiyet kararları verildiğini belirterek 27.752,69 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının kar ve zarara katılım akdi hesabına yönelik olarak kesinleşmiş, muaccel ve likit bir alacağının bulunmadığını, alacak ve miktarının tasfiye süreci sonrasında belli olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkilleri ile davacı arasında borç doğurucu hukuki bir işlem bulunmadığını, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, tasfiye sürecinin halen devam etmekte olup, tasfiye sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin tasfiye sürecine girmiş olup, tasfiyenin halen devam ettiği, TTK'nun 446 maddesi kapsamında tasfiye işlemleri sonuçlanmadan davacının bir hak talep etmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine, davacı ile yapılan akdin tarafı olmayan diğer davalılar hakkında açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4011, K. 2012/10320, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama