İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/406 K.2012/21285

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.06.2010 tarih ve 2009/287-2010/375 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü hazır…

Esas2011/406Karar2012/21285Tarih20 Aralık 2012Okuma4 dk · 741 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/406 E., 2012/21285 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2012
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

741 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.06.2010 tarih ve 2009/287-2010/375 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü hazır bulunan davacı Şirket Temsilcisi ....ve Şirket vekili Av. ........ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette “Genel Müdür/CEO” sıfatıyla görev yapmakta iken 05.02.2008 tarihinde müvekkili şirket ile ilişiğinin kesildiğini, davalının iş akdinin feshinden sonra şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde bir çok belgesiz harcama yaptığı ve üzerinde kalan iş avansını iade etmediğinin anlaşıldığını, müvekkilinin söz konusu alacağının tahsili amacıyla icra takibine geçtiğini ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile 71.868,00 Euro karşılığı 150.204,12 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin ortağı ve yöneticisi iken davacı ile aralarında uyuşmazlık çıktığını, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 10.09.2008 tarihinde imzalanan protokol, ibraname ve hisse devir sözleşmeleri ile sona erdirildiğini, davacının bu kabul, feragat ve ibralara rağmen müvekkili aleyhine icra takibine geçmesi ve dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olup, haksız yere zenginleşmeyi hedeflediğini savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşme, protokol ve ibranamenin sadece taraflar arasındaki davalar için geçerli olmayıp, işbu dava için de uygulanacağı, bu durumda anılan düzenlemeler ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın sona erdiği, davacı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olan yönetim kurulu başkanının davacı şirket adına attığı imzanın davacı şirketi de bağlayacağı, bu durumda davacının davalıdan hiçbir hak ve alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı şirketin eski ortağı ve yöneticisi olan davalının yöneticilik görevini yaptığı sırada aldığı ve iade etmediği iş avansı ile yaptığı belgesiz harcamalar nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davanın açıklanan niteliğine ve istenen alacaklara göre, davalı eski yönetici aleyhine açılan işbu davanın konusu olan alacaklar ancak TTK’nun 336 ve devamı maddeleri ile 342. maddesinde düzenlenen yöneticilerin ve müdürün sorumluluğuna esas olabilecek hususlardır.Yöneticiler hakkında şirketi zarara uğrattıkları iddiasıyla sorumluluk davası açılabilmesi için öncelikle TTK’nun 341. maddesi uyarınca genel kurul tarafından karar alınması gerekmektedir.Yöneticilerin ibrası veya haklarında sorumluluk davası açılmasına karar vermeye yetkili tek organ şirket genel kurulu olup,

bu yetkilerin başka bir kişi veya organa devri veya genel kurul dışında başka bir kişi veya organ tarafından kullanılması mümkün değildir.Somut olayda ise davacı şirket yönetim kurulu başkanı tarafından yapılan işlemlerin şirketi bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de geçerli şekilde alınmış bir genel kurul kararına dayalı olmadan şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olsa bile yönetim kurulu başkanının şirket yöneticisini şirketle ilgili eylem ve işlemlerinden dolayı ibra etme yetkisi mevcut değildir.Bu nedenle,

mahkemenin anılan gerekçesi yerinde olmadığı gibi davacı şirket hükme dayanak yapılan feragat ve ibranın bu dava ile ilgili olmadığını, bu davaya konu zararın sonradan tespit edildiğini ileri sürmüştür.Genel kurul tarafından verilen ibra kararının geçerli bir ibranın sonucunu doğurabilmesi için bile ibranın dayanağı olan bilgi, belge ve kayıtların doğru olması ve ibraya konu hususta genel kurulun doğru olarak bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Aksi takdirde genel kurul yanlış bilgilendirilerek, yanıltılarak veya karara etkili olabilecek hususlar gizlenerek elde edilmiş bir ibra kararı dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.Bu itibarla, öncelikle mahkemece davaya devam edilebilmesi için davalı hakkında işbu davanın dayanağını oluşturan icra takibi ile davaya yönelik olarak TTK’nun 341.maddesinde öngörülen genel kurul kararının alınması ve bu karara dayalı olarak denetçiler tarafından verilecek vekaletname ile davanın yürütülmesi amacıyla davacıya HUMK’nun 39 ve 40, HMK’nun ise 54. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmesi,

anılan eksiklikler giderildiği takdirde davalı hakkındaki davaya devam edilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/406, K. 2012/21285, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/406
Karar No
2012/21285
Tarih
20 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/409 K.2012/13404
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/411 K.2012/39374
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/413 K.2012/21096
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/414 K.2012/10026
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/415 K.2012/13490
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/417 K.2012/40083

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.