KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4073 E., 2011/5891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 gün ve 2006/785 - 2008/242 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.11.2010 gün ve 2009/1310 - 2010/12217 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketle davalı şirket arasında bağıtlanan sözleşmeyi diğer davalıların kefil, garantör olarak imzaladıklarını, müvekkilince sözleşmenin feshine ve gönderilen uyarıya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek 391.976.48 TL faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir.
Diğer davalılar vekili, sözleşmede kefalet limitinin gösterilmediğini, bu nedenle kefaletin batıl olduğunu, ilk yıl feshedilmeyen sözleşmenin sadece bir yıl daha uzadığını, buna göre 02.12.2005 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, gerçek kişi davalıların sözleşmede müteselsil ve müşterek borçlu ve kefil olarak imzalarının bulunduğu, ancak kefalet miktarının yazılı olmadığı, 02.12.2003 tarihli sözleşmenin 37 nci maddesinde bir yıl olarak belirlenen sürenin feshedilmemesi nedeniyle bir yıl uzadığı, daha sonraki yıllar için uzatıldığı kefillere bildirilmediğinden, kefaletin geçerli olmadığı, sözleşmenin 02.12.2005 günü sona erdiği, BK'nun 484 ncü maddesi uyarınca belli bir miktar gösterilmesi şartının oluşmadığı, bilirkişinin garantör sıfatlarının bulunduğuna dair görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle davanın davalı acente bakımından kısmen kabulüne, diğer davalılar bakımından davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4073, K. 2011/5891, 13 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama