KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4087 E., 2012/11751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2007/247-2010/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 04.12.1998 tarihinden beri iletişim cihazları, bilgisayar ve fotokopi makineleri de dahil büro makinelerinin üretim, satım ve kiralanması alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetlerinde “MAS” ibaresini ticaret unvanının ayırt edici unsuru ve markası olarak kullandığını, müvekkilinin büro makinelerinin kiralanması alanında yurt genelinde tanındığını, kırtasiyecilik sektöründe faaliyet gösteren davalının unvan benzerliğinden faydalanarak müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunduğu kanaatini oluşturmaya çalıştığını,
ayrıca davalının tescilli markasının da kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, zira bu markanın müvekkilinin tescilsiz kullanımından kaynaklanan üstün hakkını ihlal ettiğini, ayrıca müvekkilinin ticaret unvanına dayalı olarak da söz konusu markanın 35.02 sınıf yönünden hükümsüzlüğünü isteyebileceğini, diğer taraftan davalının anılan sınıfta markasını beş yıl içinde kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 35.02 sınıf hizmetler (fotokopi makineleri vb.nin kiralanması) yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin adına tescil ettirdiği “MAS” ibareli markayı tescilli olduğu mallar üzerinde kesintisiz olarak kullandığını, bu markanın iddia edildiği gibi fotokopi makinelerinin kiralanması sınıfında tescilli bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise davacının “MAS” ibaresini müvekkilinden izinsiz olarak kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının ticaret unvanındaki “MAS” ibaresinin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari unvanını 1985 tarihinde MAS Büro Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak tadil ettiği, 1993 yılında ticari faaliyetleri kapsamına büro malzemelerinin ve kırtasiyenin satış ve kiralanmasının eklendiği, davacı şirketin ise, 1998 yılında faaliyet alanını genişleterek her türlü bilgisayar ve büro makinelerinin satış ve kiralanmasını faaliyet alanına dahil ettiği, bu durumda davalının tescilinin daha eski olduğu, ayrıca her iki tarafın da uzun süreden beri birbirlerinin tescillerine itiraz etmedikleri, bu durumda önceliğe dayalı talebin yerinde bulunmadığı,
kullanmama nedeniyle hükümsüzlük istemi yönünden yapılan değerlendirme ise markanın tescil kapsamındaki ürün ve hizmetlerde kullanıldığını kanıtlamanın davalı marka sahibine düştüğü, davalının kullanıma ilişkin delil sunmadığı, her ne kadar davalı vekilince hükümsüzlüğü istenilen markanın kapsamında büro makineleri kiralama hizmetlerinin bulunmadığını savunmuş ise de, marka kapsamında büro makinelerinin satışına yer verildikten sonra, 35. sınıfa dahil hizmetlerin son bölümünde "yukarıdaki sınıfa dahil sayılan hizmetlerin her biri veya bu hizmetlerin ilgili olduğu konularla ilgili eşyaların kiralanması hizmetleri"nin de sayıldığı,
atıf yapılan hizmetlerin içinde büro malzemeleri satış hizmetlerinin de yer aldığı, davacı karşı davalının Mas sözcüğünü ticari unvan olarak tescilinden sonra dava tarihine kadar uzunca süre kullandığı, bu nedenle davalı karşı davacının dava hakkının düştüğü, öte yandan tescilli ticari unvanı altında faaliyette bulunmanın yasal olduğu ve markasal kullanıma ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı adına tescilli markanın “büro makineleri ile ilgili kiralama hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4087, K. 2012/11751, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama