KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/412 E., 2012/5819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2007/3-2010/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın sunduğu internet bankacılığı hizmetinden yararlandığını, davalı Bankanın gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerini almadığını bu nedenle müvekkkilinin hesabından iradesi dışında 4.500,00 TL'nın çekildiğini, 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın olayda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir mevduat hesabı bulunmaktadır.
O halde uyuşmazlığı Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uyuşmazlığa uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmamaktadır. Tüketici mahkemeleri ile genel mahkemeler arasındaki ilişki bir görev ilişkisidir. Görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/412, K. 2012/5819, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama