KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4136 E., 2012/9847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/1536-2010/2890 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait şirkete sigortalı işyerinde su basması sonucunda oluşan hasar nedeniyle sigortalıya 2.676 TL ödendiğini, müvekkili şirketin TTK'nun 1301. maddesi uyarınca kendi sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu hasarın, işyerinin ortak ısıtma tesisatından kaynaklandığını, anılan işyerinde bulunan ısıtma sistemine ait tesisatın ortak kalorifer tesisatının periyodik bakımı ve kontrolleri ve bunlardan doğabilecek hasarların, binanın maliki olan davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu, sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan talep edilmesine rağmen müvekkili şirkete ödenmediğini,
bu nedenle başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Atatürk Bulvarı No:95 ... adresindeki taşınmazın tek malikinin müvekkili şirket olduğunu, icra dosyasında borçlu olarak gösterilen 95 nolu bina yönetimi diye hakiki veya tüzel bir kişi bulunmadığını, bir başka ifadeyle icra takibinin olmayan bir şahsa karşı yapıldığını, davacının icra takibinde borçlu olarak 95 nolu bina yönetimini gösterdiği halde iş bu davayı müvekkiline karşı açtığını savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının sigortalısına ödediği hasar bedeline ilişkin olayın, davalının eylemi veya ihmali sonucu meydana geldiği hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve itirazın iptali davasına konu icra takip dosyasında davalıya usulüne uygun bir şekilde husumetin de yöneltilmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4136, K. 2012/9847, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama