KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4167 E., 2012/11665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.12.2010 tarih ve 2010/235-2010/610 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankada hesabı bulunduğunu, nüfus cüzdanını kaybetmesi üzerine davalı bankaya bildirimde bulunarak sistem kayıtlarına işletmiş olmasına rağmen ertesi gün hesaptaki paranın sahte olarak düzenlenmiş yeni nüfus cüzdanı ile çekildiğini, paranın çekilmesinde gerekli özeni göstermeyen bankanın sorumlu olduğunu, bu nedenle zarara da uğradığını ileri sürerek, toplam 10.044 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının nüfus cüzdanı kaybını yazılı olarak bildirdiğini, ancak alması gereken tedbirlerin söylenmesine rağmen davacı tarafından yapılmadığını, paranın başka şubeye yeni nüfus cüzdanı ibraz edilerek çekildiğini, işlemi yapan kişiyi davacının tanıdığını, bilgilerini o kişi ile paylaşmış olduğunu, yapılan işlemlerde kusurlarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, kimliğini kaybeden davacının durumu bankaya bildirdiği halde hesabını kapatmadığı, çekilen paranın da o gün değil 1 gün sonra havale ile geldiği, dolayısıyla bu paranın banka hesabına gönderilmesine de engel olmadığı, olayda % 80 kusurlu olduğu, davalı bankanın ise nüfus cüzdanının kaybedildiğinin bildirildiği gün yeni cüzdanın sunulması karşısında para isteyen şahsı bizzat tanıyan asıl hesabın bulunduğu banka şubesine yönlendirmesi ve titiz davranması gerektiği halde bu titizliği göstermediği kanaatiyle % 20 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.208,80 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4167, K. 2012/11665, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama