KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4181 E., 2012/10237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2008/546-2010/1684 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... yönetimi dahili davalılar ... ve ... Temiz vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde, taşınmazın bulunduğu apartmana ait ana su borularının çürümesi sonucu delinmesinden kaynaklanan suyun sızması ile 27.10.2007 tarihinde hasar meydana geldiğini, sigortalının zararının tazmin edildiğini ileri sürerek, 5.824 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Apt. Yöneticisi, su borusunun apartman müşterek borusu olmayıp, hasar gören işyerinin üstünde bulunan ve yine sigortalıya ait daireye ait olduğunu, yönetime husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılar, kat malikleri olarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, apartmana ait temiz su borusunun yıpranması nedeniyle çürüyerek delinen borulardan gelen tazyikli suyun alçı asma tavana sızarak sigortalı işyerine 5.764,18 TL hasar verdiği gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulü ile davalılardan arsa payı oranında 18.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ..., dahili davalılar ... ve ... temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hakkında dava açılan apartman yöneticiliği hakkında hüküm kurulmamış olmasına göre mümeyyiz davalıların aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, her kat malikinin hisseleri oranında hasardan sorumlu olduğu miktar tespit edilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, sigortalı kat maliki hissesine düşen tazminatın da kat maliki davalılardan tahsiline karar verilecek ve infazda tereddüt yaratılacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3) Ayrıca hasarın 27.10.2007 tarihinde meydana geldiği, davacı ... şirketinin de sigortalısına 18.12.2007 tarihinde ödeme yaptığı halde tazminata 18.02.2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4181, K. 2012/10237, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama