KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4201 E., 2011/5888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/04/2010 gün ve 2009/188-2010/229 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.01.2011 gün ve 2010/8094 - 2011/449 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Seyhan Şubesinde bulunan 307.860 TL’nın tamamının 27.02.2009 tarihinde sahte faks talimatı dayanak gösterilerek banka personeli tarafından üçüncü kişi ...’in hesabına aktarıldığını, paranın halen müvekkiline ödenmediğini, faks talimatının aslının da bulunamadığını, bankanın aynı gün paranın vadesi için müvekkilini aradığı halde faks talimatı ile tamamının başka hesaba aktarıldığında aramadığını, bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 307.860 YTL’nın haksız işlem tarihi 27.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşmede faks talimatının da verileceğinin kararlaştırıldığını, davacının bildirdiği fakstan talimatın geldiğini, ...’in daha sonra bankaya gelerek faks talimatının yerine getirilmesini talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın dava konusu olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 307.860 TL alacağın haksız işlem tarihi olan 27.02.2009 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce faiz oranı yönünden bozulmuştur.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava banka mevduatının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı bankanın Seyhan Şubesinde bulunan parasının iradesi dışında üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek bu paranın davalıdan işlem tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece alacağın haksız işlem tarihinden itibaren davalı banka tarafından uygulanan en yüksek ticari mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamından hesap bakiyesinin vadesinin 27.02.2009 tarihinde dolduğu ve aynı gün % 12,55 faiz oranından 30.03.2009 vadeli olarak
yeniden vadeye bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının vade sonuna kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra mevduat faiz oranını geçmemek kaydıyla avans oranında temerrüt faizi isteyebileceği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla Dairemiz bozma kararının kaldırılarak HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4201, K. 2011/5888, 13 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama