KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4268 E., 2012/11752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2010/154-2010/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, Çin Halk Cumhuriyeti'nde mukim şirket tarafından üretilen horlamayı önleyici tıbbi cihazın Türkiye'ye ithali ve Türkiye ile KKTC'de satışı konusunda üretici firma tarafından yetki verilen tek kişinin müvekkili ... olduğunu, müvekkilinin izni olmadan söz konusu ürünün yurda getirilerek dağıtılmasının ve pazarlanmasının yasak bulunduğunu, ancak davalının anılan ürünü bir şekilde yurda getirdiğini ve çeşitli yollardan ürünün pazarlamasını yaptığını, davalının bu şekilde haksız rekabet yarattığını, ayrıca tescilli olmayan “HORNET” markasını kullanarak diğer müvekkili adına tescilli “HORKES” markası ile iltibasa neden olduğunu,
müvekkili Doğan'ın marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, 1.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacı ... adına tescilli “HORKES+Şekil” markası ile müvekkilinin kullandığı “HORNET+Şekil” markasının birbirlerinden farklı oldukları, markaya tecavüz ya da haksız rekabetin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'un dava dışı şirket ile arasında düzenlediği tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan haklarının ihlal edilerek haksız rekabet oluşturulduğu ileri sürülmüş ise de tek satıcılık sözleşmesinin yapımcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenlediği, dolayısıyla tek satıcılık sözleşmesinin, sözleşmenin tarafları arasında hukuki hak ve yükümlülük doğurduğu, o halde 3.kişilere karşı tek satıcının haksız rekabet yolu ile korunmasının kural olarak mümkün olmadığı,
ancak davalının hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir işlem ve davranışı ile haksız bir iktisadi rekabeti var ise bu takdirde haksız rekabetten söz edilebileceği, somut olayda, davalının hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir işleminin veya davranışının tespit olunmadığı, davalının ürünü ve ürünün etiketini orijinal hali ile piyasaya sürdüğü, davacının ise aynı firmadan aynı ürünü "horkes" markası adı altında ve www.horkes.com ibaresini ambalaj kutusuna yazdırarak piyasaya sunduğu, bu durumda davacının ürünü ile davalının ürününün tüketici tarafından karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı,
davacı ...'un ürün örneğinde marka olarak sadece "horkes" ibaresinin kullanıldığı, markadaki şeklin ürün ambalajında kullanılmadığı, davalının piyasaya sunduğu ürün ambalajında ise ürünün orijinal adı olan "snore relief zd 100" ibaresinin yer aldığı, ambalajda davalının uyuşmazlığa konu "hornet" ibaresini kullanmadığı, bu hali ile davalının piyasaya sunduğu ürünün, davacı markasına tecavüz oluşturduğunun kabulünün mümkün görülmediği, davalı şirket yetkilisinin adına kayıtlı olan www.hornet.com.tr alan adlı sitede ürünü "hornet " ibaresi adı altında tanıttığı ve pazarladığı,
davacının tescilli markası ile davalının kullandığı "hornet" ibaresinin tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceği, kaldı ki davacının markasının tescilli olduğu tıbbı cihazı tanımlayıcı özellikte bulunduğundan ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, bu yönden yapılan değerlendirmede de karıştırılma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4268, K. 2012/11752, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama