KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4327 E., 2012/12154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/08/2010 tarih ve 2007/308-2010/1346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05.01.2007 tarihinde İstanbul'dan Adıyaman'a gitmek için davalı şirketten uçak bileti aldığını, söz konusu uçağın hava muhalefeti nedeniyle rötar yaptığını, bir müddet sonra seferin iptal edildiğinin ve Mardin'e gönderileceğinin yetkililerce müvekkiline bildirildiğini, ancak bu uçağın da Mardin'e inemediği için Adana'ya indiğini, burada müvekkilinin bagajının Mardin uçağına yüklenmediğinin fark edildiğini, iki saat hava alanında eşyalarını arayan müvekkilinin boş yere zaman kaybettiğini ve otobüsle Adıyaman'a gittiğini, küçük çocuğu ile birlikte yola çıkan müvekkilinin mağdur olduğunu,
elbiseleri ile birlikte lenslerini ve lens suyunu kaybeden müvekkilinin göz sağlığının bozulduğunu ve 7 gün rapor almak zorunda kaldığını, çocuğunun da hastalandığını, eşyalarının 4 gün sonra müvekkiline kargo aracılığıyla hasarlı olarak gönderildiğini ileri sürerek, 1.250 TL manevi, 250 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 128. maddesinde öngörülen sürede müvekkiline ihbar yapılmadığını, manevi tazminat talebinin de usul ve yasaya uygun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olaya uygulanması gereken Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 128. maddesinde, yolcu ve yük bagajında hasar meydana gelmesi halinde ihbar mükellefiyetinin getirildiği, davacının davalı ... yoluna gecikme nedeniyle ihbarda bulunduğunu kanıtlayamadığı, bu durumda davacının dava hakkının düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, manevi tazminat koşullarının da somut olayda gerçekleşmemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4327, K. 2012/12154, 9 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama