KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/436 E., 2012/7254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2010 tarih ve 2006/433-2010/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette % 20 pay sahibi, diğer davalıların ise şirket ortakları olduğunu, şirket büyük işler aldığı halde 2004 yılından beri kâr payı ödenmediğini, son beş ayda bu yana şirkette üretimin durduğunu, muvazaalı takip işlemleri ile şirkete zarar verildiğini, şirket ürünlerinin yok pahasına satıldığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürler... ve ...'un şirket menfaatlerini korumadığını, şirketi sebepsiz ve ahlaka aykırı olarak borçlandırdıklarını, şirket hesapları üzerinde oynamalar yapıldığını, davalıların şirket müşterilerini başka firmalara yönlendirdiklerini ileri sürerek,
davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine, 5.000 TL maddi tazminatın 3 ve 4 nolu davalılar... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.000 TL kâr payının ise davalı şirketten ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekilleri ayrı ayrı, şirketin faaliyetleri davacının babası tarafından gizli ortak olarak yürütüldüğünden zarar varsa bundan davacının babasının sorumlu olduğunu, şirket kâr elde edemediği için kâr payı dağıtılmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı şirket, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kâr payının dağıtılmasına karar verme yetkisinin ortaklar kurula ait olduğu, böyle bir karar bulunmadığından kâr payının tahsilinin istenemeyeceği, mahkemenin ortakların iradelerinin yerine geçemeyeceği, yönetici ortaklara yönelik maddi tazminat ve şirketin haklı nedenlerle feshine ilişkin taleplere dayanak gösterilen maddi vakıaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/436, K. 2012/7254, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama