KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4386 E., 2011/6475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 gün ve 2007/52-2008/354 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.01.2011 gün ve 2009/2324-2011/307 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın, 1992 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karar ile davalı kooperatife satıldığını ancak, sözü edilen genel kurulun toplantı nisabı sağlanmadan yapıldığını, bu nedenle kararın geçersiz olduğunu, ayrıca genel kurul ve satış tarihinde davacı kooperatifin yedek yönetim kurulu üyesi olan şahsın aynı zamanda davalı kooperatifin de başkanlığını yaptığını ileri sürerek, geçersiz karara dayalı olarak yapılan taşınmaz satışının ve davalı adına tapunun iptali ile davacı kooperatif adına tapuya yazımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; anılan taşınmazın satışına ilişkin ilan verilmesi üzerine bedeli ödenerek satış işleminin gerçekleştiğini, müvekkilinin iyiniyetli mutesip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taşınmazın davacı kooperatifin 13.06.1993 tarihli genel kurul toplantısında satılması kararının alındığı genel kurulda alınan yetkiye dayanarak satış işlemini davacı kooperatifin yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...‘ın gerçekleştirdiğini, o tarihte davalı kooperatifin başkanı olan Nevzat’ın davalı kooperatifin yedek yönetim kurulu üyesi olmasının genel kurul kararının usulsüzlüğünü bildiği sonucuna götürmeyeceği, satış için yönetim kuruluna yetki verilen genel kurul kararlarının iptali davasının eldeki dava açısından sonuca etkili olmayacağı,
zira davacı kooperatifin kendi iç işleyişi ile ilgili olan bu hususun ancak o tarihteki yöneticilerin sorumluluğu açısından etkili olabileceği, davalı kooperatifin taşınmaza iyiniyetle malik olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine “ her ne kadar resmi biçimde taşınmaz satış işlemi tekemmül ettirilmiş ve taşınmazın mülkiyeti davalı kooperatife geçirilmiş ise de,
davacı kooperatifin işlemine dayanak olay 13.06.1993 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğu iddia edildiğine göre bu konuda açılmış bulunan genel kurul kararının yoklukla malül olduğunun tespitine ilişkin davanın sonucu eldeki dava açısından bekletici sorun yapılıp, sonucuna göre karar vermek gerekmektedir.”gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, direnme kararı da YHGK tarafından bozulmuştur.Mahkemece, bozmaya uyulmuş, dosya kapsamına göre,genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, davaya konu edilen Eskişehir Merkez Sazova mah.
2158 ada 16 parselin 39204/183900 hissesi yargılama sürerken imar uygulamasına tabi tutulduğu ve davaya konu bu hissenin Eskişehir Merkez Sazova mah.
8383 ada 1 parsele 992/2400, aynı mahalle 8395 ada 1 parsele 213/2400, aynı mahalle 8396 ada 1 parsele 420/2400, aynı mahalle 8410 ada 1 parsele 483/2400, aynı mahalle 8492 ada 1 parsele 236/2400 hissesi davalı kooperatif adına olacak şekilde revizyon gördüğü,bu durumda davaya konu yerlerin bu hisseler olduğu, davanın bu hisselere yönelik kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Eskişehir Merkez Sazova mah.8383 ada 1 parseldeki 992/2400, aynı mah.
8395 ada 1 parseldeki 213/2400, aynı mah. 8396 ada 1 parseldeki 420/2400, aynı mah. 8410 ada 1 parseldeki 483/2400 ve aynı mah. 8492 ada 1 parseldeki 236/2400 olan davalı hisselerinin iptaline, davacı adına tapuya tesciline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/2324 E,2011/307 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4386, K. 2011/6475, 27 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama