KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4698 E., 2012/10876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2011 tarih ve 2008/104-2011/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili , müvekkilinin EPLAN markasının sahibi olduğunu, hükümsüzlük davası sonucunda davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, buna rağmen davalının EPLAN markasını gerek internet sitesinde gerek ticari faaliyetlerinde haksız olarak kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespit ve men' ini, hükümsüzlüğüne karar verilen markanın müvekkiline devrini, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, karar düzeltme talebinin reddi sonrasında bu ret kararının kendilerine 16 Haziran 2008 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihte müvekkilinin internet sayfasında yer alan tüm EPLAN işaretlerinin ivedilikle kaldırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacıya ait markanın, hükümsüzlük davasının kesinleşmesinden sonra davalı tarafından markasal biçimde kullanıldığının ispatlanamadığı, hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden önce kullanımların ise hükümsüzlük kararı şekli anlamda kesinleşinceye kadar hukuka aykırılık oluşturmayacağı, davacı tarafından iddia edilen internet sayfası kullanımlarının teknik incelemeler sırasında teyit edilemediği, davalının internet arama motorundaki kullanımının da tek başına marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı, böyle bir sponsor bağlantının da ispat edilemediği,
daha önce hükümsüzlüğüne karar verilmiş olan bir markanın bu kez davacıya devredilmesinin mümkün olmadığı, bunun, davacı tarafından TPE nezdinde yapılacak bir tescil başvurusuna bağlı idari bir süreci gerektirdiği, bu aşamada, daha önceden hükümsüz kılınan bir markanın devrine karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4698, K. 2012/10876, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama