KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4713 E., 2011/8880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun(Kapatılan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2008 tarih ve 2007/1311-2008/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12/07/2011 gününde davacılar avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerince keşide edilen teminat senedinin davalı tarafından haksız olarak icra takibine konulduğunu ileri sürerek, (50)'şer milyar TL maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda haksız haciz nedeniyle taleple bağlı kalınarak açılan davanın kısmen kabulü ile (50.000,00)YTL maddi ve her bir davacı için (5.000,00)YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup,davacılar işbu davayı ortağı oldukları anlaşılan şirket adına değil kendi adlarına açmışlardır.Bu durumda davacılar ancak kendi adlarına olan taşınmaz ve araçlara ilişkin olarak maddi tazminat talep edebilirler.Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda ise davacılara ait olmayan dava dışı Köybaşı İnş.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı .... ve .....plakalı kamyonlar için hesaplama yapılmış olup mahkemece taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.Bu durumda mahkemece yapılacak iş davacılara hangi taşınmaz ve araçlarının haczi nedeniyle zarara uğradıkları sorularak buna göre değerlendirme yapılmasından ibarettir.
3-Ayrıca davanın açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirileceğinin açık olmasına karşın bilirkişi tarafından dava tarihinden sonraki bir tarihe kadar maddi tazminat hesabı yapılmış olması da yanlış olmuştur.
4-Kabule göre de;haczedilen kamyonların hurda olduğu savunulduğu halde bu savunma hiç değerlendirilmemiştir.Gerçekten de haczedilen her iki aracında bir çok noksanlığı olduğu haciz tutanağından anlaşıldığından, en azından bu araçların tamiri ve yeniden çalışabilir hale getirilebilmesi için gereken sürenin araçların çalışma süresinden mahsubu gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması da doğru değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4713, K. 2011/8880, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama