KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4907 E., 2011/7390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/02/2006 gün ve 2003/756-2006/62 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/12/2010 gün ve 2010/12283-2010/13120 sayılı kararı aleyhinde davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde müvekkilinin Akbudak Tur.İnş. ve Tic.A.Ş.'nin %95 hissedarı iken şirketin iflasına karar verildiğini, iflas işlemleri devam ederken davacı ile davalılardan ... arasında iflası istenilen A.Ş. adına kayıtlı bulunan DİDİMA isimli inşaat halindeki otelin % 50 hissesinin davalı ...'e devri konusunda 12.06.2002, 30.08.2002 ve 06.01.2003 tarihli protokollerin tanzim edildiğini, anılan protokoller ile otelin iflas kararının kaldırılarak yeniden hayata geçirilip işletmeye açılmasını sağlamak amacıyla %50 hissenin davacı tarafından davalı ...'e devredilmesi olduğunu,
anılan protokoller uyarınca davacının üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı ...'in edimlerini yerine getirmediğini, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilince davalı ...'e ihtarname keşide edilerek protokollerden doğan edimlerini yerine getirilmesinin istenilmesine rağmen yerine getirilmediğini bunun üzerine davacı tarafından akdin feshedildiğini ileri sürerek,
12.06.2002 ve 30.08.2002 tarihli akidlerin feshine, davalının ödemiş olduğu tüm paraların mahkemece tespit edilecek yere tevdi karşılığında davalılara yapılmış şirket hisse devirlerinin iptali ile davacı adına hükmen tesciline, 05.09.2002 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile düzeltme beyanlarına ilişkin sözleşmelerin feshine, 30.08.2002 vadeli 3.000.000 USD bedelli senet ile 03.04.2004 keşide tarihli 3.500.000.000.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile iptaline,
tapu kayıtlarında Kalkınma Bankası lehine yer alan ticari işletme rehinleri ile ipoteklerin banka alacağının temlikname ile davalı ...'e temlik edilmiş olması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tarafların aralarındaki 06.01.2003 tarihli sözleşme ile mevcut sözleşme ilişkilerini farklı bir boyuta taşıdıkları ve 09.01.2003 tarihli genel kurul toplantısında anasözleşme hükmü haline getirdikleri, buna göre taraflar arasındaki tüm eski sözleşmelerin geçersiz hale getirildiği, taraf borçlarının 06.01.2003 tarihli protokolde yer alan borçlardan ibaret olduğu, eski protokoller kapsamında düzenlenen senet ve çeklerin hükümsüz hale geldiği,
teminat amaçlı temlik yoluyla % 25 payın devri yönünden ise davalı ...'in kendi kira alacağı ödenene kadar temlik konusu bölümü elinde tutabileceği, davalı ...'in şirket borcunu T.Kalkınma Bankasına ödemiş olması karşısında bankadan temlikname ile ipotekleri devralmasında bir usulsüzlük bulunmadığı,
gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin kanuna karşı hile sebebiyle geçersiz bulunduğu gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulüyle davaya konu gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin ve 30.08.2002 tarih ve 3.000.000 USD tutarlı bono ile 03.04.2004 tarih ve 3.500.000 YTL tutarındaki çekin iptaline, diğer istemler ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 22.12.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Davacı ... vekili ile davalı ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ... vekili ile davalı ... vekili'nin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4907, K. 2011/7390, 17 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama