KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4948 E., 2011/7933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kale (Denizli) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 gün ve 2007/195-2008/106 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.01.2010 gün ve 2009/6948-2010/152 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da çalışması karşılığı kesilen emeklilik prim iadesinin davalı bankanın Beyağaç Şubesi’ndeki hesabına havale edildiğini öğrenmesi üzerine havalenin akıbetini öğrenmek için 26.11.2006 tarihinde başvurduğunda 67.583,25 DM’nin 23.08.1995 tarihinde Beyağaç Şubesi’ne gönderildiği ancak müvekkili adına havale bulunmadığının bildirildiğini, tekrar başvurduğunda da paranın TMSF’ye devredildiğine dair bir kaydın bulunmadığının, 5411 sayılı Yasa’nın 42. maddesine göre 10 yıllık evrak saklama süresi dolduğundan bahisle havalenin akibeti ile ilgili cevap verilemeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 67.583,27 Alman Markı’nın 23.08.1995 tarihindeki kur üzerinden TL’ye çevrilerek işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslahla 67.583,27 Alman Markı’nın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile aynen veya fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığı olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, havalenin gönderildiğinin sabit olduğunu, 23.08.1995 tarihinde gelen havale için BK’nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, resmi kayıtlara göre T.C. Merkez Bankası’na devredilmediği anlaşılan bedelin ödenmiş olabileceği veya hesabın kapatılmış olabileceği ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Alman Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan gelen 67.583,27 Alman Markı’nın davacının davalı bankanın Beyağaç Şubesi’nde bulunan hesabına havale edildiğinin sabit olduğu, ancak bu paranın davacıya ödenmeyip T.C.
Merkez Bankası’na da devredilmeyip banka yedinde kaldığı, davacının 26.11.2006 tarihli ve 29.11.2006 havale tarihli bankaya hitaben yazılan dilekçesinde doğrudan paranın ödenmesine yönelik bir talep bulunmasa da banka müşteri ilişkisi çerçevesinde dilekçe içeriğinden davacının gönderilmiş olması gereken bedeli istediği zımnen anlaşılmakla basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan bankanın 29.11.2006 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 67.583,27 Alman Markı’nın temerrüt tarihi olan 29.11.2006 tarihinden itibaren devlet bankalarının Alman Markı ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en
yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4948, K. 2011/7933, 30 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama