KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4951 E., 2012/9870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2009 tarih ve 2008/1770-2009/2276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete sigortalı olan ...'in kiracı olarak işlettiği işyerinde davalıların maliki ve kiracısı oldukları bağımsız bölümden sızan sular sonucu hasar oluştuğunu, ekspertiz raporu sonucunda sigortalı dairede oluşan 3.000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin sigortalısına halef olduğunu ileri sürerek, 3.000 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vakıf, diğer davalının taşınmaz maliki olduğunu, kendilerinin kiracı olduğunu, kombiden sızan su neticesinde daireyi su bastığını, alt katta bulunan dairenin ise tavanında hasar olduğunu, hasarı gidermek istediklerinde dava dışı ...'in bunu kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu olan dairenin malikinin müvekkili olduğunu, diğer davalının kiracı olduğunu, kendilerine husumet yöneltilmeyeceğini, talep edilen miktarın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...'ın maliki, davalı vakfın da kiracısı olduğu daireden suların sızması sonucu dava konusu işyerinde hasar meydana geldiği, hasar bedelinin 780 TL olduğu, davalıların meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4951, K. 2012/9870, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama