KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4952 E., 2011/6473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 gün ve 2006/168-2008/503 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.01.2011 gün ve 2009/2430-2011/741 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin TMSF’na devredilen Etibank A.Ş.’nin Karabük Şubesi nezdinde ortak döviz mevduat hesapları bulunduğunu, yurt dışında yaşayan müvekkillerinden ...'ın yurt dışından 2000 yılı şubat ayında dönüp hesabından para çekmek için banka mevduat cüzdanı ile beraber Karabük Etibank şubesine giderek para çekmek istediğini bildirdiğini, 2000 yılı Şubat ayı itibari ile müvekkillerinin hesabında 120.080 DM bulunması gerekirken banka görevlisinin müvekkilinin banka cüzdanını alıp müvekkiline hesabında para bulunmadığını bildirdiğini, hesap cüzdanını da iade etmediğini, müvekkilinin bankadan para çekemediğini,
banka çalışanı olan Canan Özek ve diğer banka personelinin müvekkilleri dışında başka banka hesaplarından usulsüz para çekmeleri nedeni ile haklarında Karabük Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2004/155 Esas numarası ile açılan davanın derdest olduğunu ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte şimdilik 41.772 Euro’nun mevduat vade sonu olan 27.02.2000 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların ilgili banka şubesindeki vadeli mevduatlarında banka çalışanlarınca usulsüz işlemler yapılarak tüm paralarının çekildiğini öğrendikten sonra olay üzerine bankada denetleme yapan banka müfettişlerine bankayı sorumlu tutmayacakları ve ibra ettiklerine ilişkin 01.03.2000 tarihli ibranameyi imzaladıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankaya devredilen Etibank ile davalılar arasındaki mevduat sözleşmesi gereğince banka çalışanlarının eylemlerinden hukuken sorumlu olduğu, ancak davalı vekili tarafından ibraz edilen 01.03.2000 tarihli ibraname ile davacıların 81180 numaralı hesaplarındaki mevduat tutarının tamamının tahsil ettiklerini gerek bu hesap gerek başka hesaplardan dolayı bankadan bir alacaklarının bulunmadığını beyan edip bankayı ibra ettiklerine ilişkin yazılı belgeyi imzaladıkları, söz konusu belge altındaki imzaların davacılar
... ve ...'a ait olduğu, aksinin iddia edilmediği gibi söz konusu belgenin imzalandığı esnada davacıların iradelerinin fesada uğratılmış olduğu konusunda ya da zorla imzalattırıldığı yahut sahte olduğu konularında davacılar tarafından her hangi bir iddiada bulunmadığı, davacı tarafından ibraz edilen bonoların tahsil edilip edilmediğinin ayrı bir dava ya da takip konusu olabileceği sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4952, K. 2011/6473, 27 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama