KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5023 E., 2012/11767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2010 tarih ve 2010/608-2010/830 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete makine kırılması poliçesi ile sigortalı seyyar elek makinesinin, davalılara ait ve davalı ...'nin sevk ve idaresindeki kamyonla taşınırken hasara uğradığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 18.540 YTL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davalı "Çektaş Çekiç Har. Nak. Tic. A.Ş."de şöför olarak çalıştığını, formen Nurettin Kılıç'ın talimatıyla elek makinesini Kars'a götürmek üzere kamyona bağladığını, yolda makinenin kamyondan ayrılarak şarampole yuvarlandığını, kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Çektaş Çekiç Har. Nak. Tic. A.Ş. ve Dağlar Müh. Tic. Ltd. Şti. vekili, riziko karayolunda meydana geldiğinden, sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davacının rücu hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, sigortalı iş makinesini taşıyan 06 ZIP 98 plakalı kamyon üzerindeki fiili egemenliğin ve iktisaden yararlanmanın 09.03.2005 tarihli sözleşme ile kiracı dava dışı BOTAŞ'a geçtiği, davalı şirketlerin işleten sıfatlarının bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğuna yönelik Yargıtay bozma ilamı öncesinde verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davalı şirketler aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı yönünden önceden verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile işbu dava kapsamında davalı şirketler aleyhine taşıyıcı sıfatları nedeniyle dava açılmış olması ve taşıyıcının sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 87. maddesine göre genel hükümlere tabi bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5023, K. 2012/11767, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama