İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/5136 K.2011/16061

Taraflar arasında görülen davada ... (Balıkesir) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.07.2010 tarih ve 2003/273 - 2010/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2011…

Esas2011/5136Karar2011/16061Tarih29 Kasım 2011Okuma5 dk · 992 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/5136 E., 2011/16061 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Kasım 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

992 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... (Balıkesir) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.07.2010 tarih ve 2003/273 - 2010/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2011 gününde davalı avukatı..... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait fabrikanın temizlik hizmetlerinin yerine getirilmesiyle ilgili önceden sözleşme yapıldığını, 11.05.1999-31.12.1999 tarihlerini kapsar şekilde davalı tarafından satışa sunulan, ancak raf ömrü dolan yaklaşık 2.000 ton ürünün imhası işinin yapılması hususunda ayrıca sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin depolar kiralayarak, nakliyeler yaparak ve işçi çalıştırarak bu edimin yerine getirdiğini, şifahen kararlaştırılan ödemelerin yapılmadığını, 31.12.1999 tarihi itibariyle yaklaşık 403.450.560.000.-TL alacağının bulunduğunu, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 500.000.000.-TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın dilekçede belirtilen mahkemede açılmadığını, esasen yetkili mahkemenin müvekkilinin merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemeleri olduğunu, unvanının değiştiğini, dilekçede davalı gösterilen şirketin kayıtlarda bulunmadığını, 08.01.1999 tarihli temizlik hizmetlerini kapsayan sözleşmenin olduğunu, bu ilişkiden dolayı borcunun bulunmadığını, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen ürün imha sözleşmesinin bir satım akdi olduğunu, davacının iade ürünleri alımına ilişkin bulunduğunu, imha nedeniyle bir ücret alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında miadı dolan ürünlerin satın alınması ve temizlik hizmetlerinin verilmesine

dair yazılı sözleşmeler olduğu, sözleşmelerin ifa edildiği, davacı tarafından davalıya 10.000.00 TL tutarlı teminat senedi verildiği, ayrıca davacının dava dışı firma ile imzaladığı 27.07.1999 tarihli sözleşmeden miadı dolmuş olmasına rağmen bozulmamış ürünleri yan sanayide kullanma amacı taşıdığı, ancak çöpe gidecek ürünler bakımından 1.00 TL bedel ödemesi ve teminat senedi vermesinin hayatın olağan akışına uymadığı,

gerek tanık beyanları, davacının ibraz ettiği soğuk hava deposu kira kontrotosu, İlçe Tarım Müdürlüğü gıda mühendisleri raporundan, taraflar arasında böyle bir sözleşmenin olduğunun ortaya çıktığı, davacının üstlendiği hizmeti ifa ettiği, 208.00 TL kira bedeli ödediği, davacının ibraz ettiği kantar fişlerine göre davalı fabrikadan imha için 972.230 kg ürün çıkardığı, taşıyıcılar kooperatifinin verdiği nakliye bedeli esas alındığında davacı alacağının talebin üzerinde olduğu, talep miktarı esas alındığında işçi ücretleri, yükleme ve boşaltma ücretleri gibi hususlarda ayrıca değerlendirme yapılmasının gerekmediği,

davalının unvanının değiştiği, husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı şirketin şubesinin ...’de olduğu ve sözleşmenin burada imzalandığı dikkate alındığında mahkemenin yetkili bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 500.00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiş, miktar itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle mahkemece ek kararla bu istemin reddine karar verilmiştir. Ek karar, süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri birmilyar lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, birmilyarlık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenecektir. Somut olayda davacı vekili hesaplama yöntemini de gösterip, toplam alacağının 403.450.560.000.-TL olduğunu açıklayarak şimdilik 500.000 TL’lık kısmının hüküm altına alınmasını istemiştir.

Mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekili kararı süresinde temyiz etmiş, miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karar da süresinde temyiz edilmiştir.

Ancak, dava edilen kısmın, var olduğu iddia edilen alacağın tamamı olmadığı, bir kısmına ilişkin bulunduğu ve iddia edilen alacağın tamamı dikkate alındığında, kararın temyiz edilme bakımından kesinlik sınırının çok üzerinde bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkemenin 27.08.2010 tarih ve 2003/273-2010/435 karar sayılı ek kararının kaldırılarak temyiz incelemesi yapılmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanmış olmasına, miadı dolan ürünlerin imha edildiğinin anlaşılmasına, çekişmenin sözleşmenin hukuki niteliği ile bu sözleşmeden kaynaklanan alacağın ödenmediği noktasında toplanmış bulunmasına, BK'nun 73. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde davacının ikametgahı yer mahkemesi ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin de yetkili olmasına göre, davalı vekilinin yetkiye yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağını tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında 11.05.1999 tarihinden geçerli olmak üzere 14.05.1999 tarihli yazılı sözleşme imzalandığı, davacı tarafın davasını işbu sözleşmeye dayandırdığı, davalının raf ömrünü doldurmuş bir takım ürünlerinin imhası işini üstlendiğini, bu edimini yerine getirdiğini, sözlü olarak kararlaştırılan hizmet bedelinin ödenmediği ileri sürerek temyize

konu kısmi davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davalı vekili, sözleşmenin hizmet niteliği taşımadığını, miadı doldurulan ürünlerin satılmasına ilişkin bulunduğunu savunmuştur. Taraflar arasında imzalandığı çekişmesiz olan 14.05.1999 tarihli sözleşmede sözleşmenin konusu, davalının raf ömrünü dolduran ürünlerin davacı tarafından satın alınması olarak tarif edilmiştir.

Diğer sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının, bu ürünleri işleyerek veya başka şekilde piyasaya yeniden sürme amaçlı satın aldığı anlaşılmaktadır. Esasen, davacının, dava dışı Astosan A.Ş ile miadı dolmuş sütlerin toz ürün haline getirilmesiyle ilgili yaptığı sözleşme ile yine dava dışı Sarıköy Belediyesi'yle yaptığı soğuk hava deposunun kiralanmasına dair sözleşme de bu amaçla hareket ettiğini göstermektedir.

Ayrıca, bu ölçekte imha işine ilişkin sözleşmede hizmet bedelinin belirlenmemiş olması, sözleşmenin bu kısmında sözlü olarak anlaşıldığı yönündeki iddia, ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olup, yazılı kanıtla ispatlanması gereken bir olgudur.

O halde, tarafların tacir oldukları, sözleşme serbestisi kapsamında bir araya gelerek, davacının, davalıya ait miadı dolan ürünlerinin imhası işini üstlendiği, davalının da sembolik bir bedel karşılığında miadı dolmuş, ancak sanayide tekrar değerlendirilebilecek emtiaları davacıya teslimle yükümlendiği kendine özgü sözleşme imzaladıkları, davacının kamu düzenini ilgilendiren mevzuat hükümleri gereği amacına ulaşamadığı, dava dışı firma ile yaptığı sözleşmenin ifasının idarece engellendiği, tacir olan davacının işlemlerinin sonucunu öngörmesi gerektiği, sembolik 1 TL alacak bedeline ilişkin talebin olmadığı, davacının davasını ispat edemediği dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece tesis edilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yetkiye yönelik temyiz itirazının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5136, K. 2011/16061, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5136
Karar No
2011/16061
Tarih
29 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5136 K.2011/21320
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/5137 K.2011/4477
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5137 K.2011/21323
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5138 K.2011/21322
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/5139 K.2011/4455
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5139 K.2011/21321

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.