KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5167 E., 2012/3074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2010 tarih ve 2008/423 - 2010/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin acentesi olan davalının tahsil ettiği primlerden oluşan hesap bakiyesini ödemediğini ve fazlaya ilişkin hak saklı olarak 42.635,96 TL asıl alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir..
Davalı, davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 34.917,18 TL borç bakiyesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin işlemiş faiziyle birlikte 35.604,18 TL olarak devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatı tutarı 14.241,67 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, prim tahsil etme yetkisi bulunan davalı acentenin davacı ... şirketine ödemediği iddia olunan prim alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan icra takip tarihi itibariyle davalının borç miktarının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olup, hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunun delillerin değerlendirilmesine ilişkin bölümünde takip tarihi itibariyle davalının 32.361,96 TL borçlu olduğunun belirlenmesine rağmen raporun sonuç bölümünde sehven yazıldığı anlaşılan 34.917,18 TL rakamı mahkemece esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, davalı, cevap dilekçesinde 11.400,00 TL tutarında ödeme yaptığı savunmasında bulunduğu halde bu ödemenin tarihi ve ispatı konusunda açıklamada bulunmamış, mahkemece de bu husus aydınlığa kavuşturulmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafa tüm delillerini ibrazı için kesin süre verilerek taraf delillerinin toplanması ve icra takip tarihi itibariyle davacı alacak miktarının kesin olarak belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5167, K. 2012/3074, 2 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama