KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5168 E., 2011/5303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2010/90-2010/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile borçlu ... arasında diğer borçluların kefil oldukları 05/02/2009 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, borçluların borcunu zamanında ödememesi nedeniyle ihtar çekildiğini ileri sürerek, 6.951 TL borca yeter miktarda taşınır taşınmaz malları ile 3. şahıslarda bulunan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini istemiştir.
Mahkemece, genel kredi sözleşmesi fotokopisine ödeme şeklini gösterir hesap ekstresinin ekli olmadığı, alacağın varlığı hakkında kanaat oluşturacak belge bulunmadığı, İİK’nun 257 ve 258. maddelerindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesi isteğine ilişkindir.
2004 Sayılı İİK.257. maddesinde ihtiyati haczin şartları sıralanmıştır. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Bu durumda, alacağın muaccel hale gelmesi böyle bir kararın verilebilmesinin gerekli şartlarından biridir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden banka ile borçlular arasında genel kredi sözleşmesi bulunup, buna göre banka tarafından 01/12/2010 tarihinde borçlulara ekinde hesap özeti bulunan kat ihtarı gönderilmiş, ihtarname borçlulara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş, borç muaccel olmuştur. İ.İ.K.nun 257. maddesinde aranan şartların banka yararına oluşmuş bulunmasına göre, ihtiyati haciz talep eden banka vekilinin isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5168, K. 2011/5303, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama