KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5180 E., 2012/11994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2009/126-2010/715 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ile İstanbul Ümraniye, Ömerli Köyü Atatürk Caddesi, No 5 adresinde bulunan fabrika binasının satışına aracılık etmek üzere 15.04.2008 tarihli aracılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 90 gün olduğunu, sözleşme süresince ve sona ermesinden itibaren 90 gün süreyle gerek kendisi gerekse başka kişi, kurum ve kuruluşların aracılığı ile taşınmazın satış işleminde bulunmamayı taahhüt ettiğini, taahhüdünü ihlal etmesi halinde sözleşmede belirlenen bedelin %6’sı oranında cezai şart ve KDV ödemeyi kabul ettiğini,
diğer davalı ... ile de 29.02.2008 tarihinde gayrımenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de 1 yıl içinde kendisi, ortağı veya çalışanı olduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortağı olduğu kuruluşlarca, kan ve sıhri hısımlarınca satın alındığı taktirde sözleşmede belirlenen bedelin %3 ve KDV’sini ödemeyi taahhüt ettiği halde taşınmazın 14.08.2008 tarihinde davalı ...’ın organik bağı bulunan dava dışı Başak Tüketim Gıda Mad.
AŞ.’ye satıldığını, müvekkilinin komisyonunu ödememek için aralarında anlaşıp satış işlemini yaptıklarını, davalıların sözleşme hükümlerini ihlal etiklerini, davalı ...’in 212.400 USD cezai şart, İbrahim’in de106.200 USD hizmet bedeli ödemesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik davalı ...’ten ve davalı ...’den ayrı ayrı 5.000,00TL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazın sahibi olmayıp ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı İstanbul Toprak San. AŞ’nin taşınmazı olduğunu, şirketin temsilinin çift imza ile olduğunu, müvekkilinin tek başına şirket adına şirketin taşınmazının satışı konusunda aracılık sözleşmesi imzalayamayacağını, ayrıca taşınmazın sözleşme süresi bittikten sonra şirket kararı ile 14.08.2008 tarihinde Başak Gıda Dağıtım AŞ’ye satıldığını, davacının da satış işlemlerinde tarafları bir araya getirme gibi bir hizmetinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava dışı Başak Gıda Dağıtım AŞ ile organik bağının bulunmadığını, sadece sigortalı işçisi olduğunu, müvekkilinin sözleşme imzaladığı 29.02.2008 tarihinde henüz davacı ile davalı ... arasında sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin taşınmazını satış konusunda aracılık sözleşmesi yapma yetkisi bulunmadığı, sözleşmenin 15.04.2008 tarihinde 90 gün için imzalandığı, sözleşme süresinin 15.07.2008 tarihinde sona erdiği, taşınmazın ise 14.08.2008 tarihinde satıldığı, satın alan şirketin davacı tarafından temsil edildiği, tarafların davacı tarafından tanıştırılıp bir araya getirildiğine dair kanıt bulunmadığı,
dava konusu taşınmazın dava dışı Nurdağ Yapı Gayrımenkul Ltd.Şti.nin aracılığı ile dava dışı Başak Gıda San A.Ş tarafından satın alındığı, dava dışı alıcı firmanın Nurdağ Gayrımenkul Ltd.Şti’ne danışmanlık hizmeti faturası kestiği, taşınmazın satışı ile davacının tellallık faaliyeti arasında nedensellik bağı kurulamadığı, davalı ... taşınmazı satın alan şirketin sigortalı çalışanı ise de davalı ... ile sözleşme imzalandığı tarihte henüz davacının davalı ... ile aracılık sözleşmesi imzalamadığı,
davacı tarafları bir araya getirdiğini kanıtlayamadığından dava konusu taşınmazı alıcı şirketin işçisine göstermesi davacıya ücrete hak kazandırmayacağı, davalıların imzaladıkları sözleşmelere aykırı davrandıklarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tellallık sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı ... ile İstanbul Ümraniye, Ömerli Köyü Atatürk Caddesi, No 5 adresinde bulunan fabrika binasının satışına aracılık etmek üzere 15.04.2008 tarihli aracılık sözleşmesini imzalamıştır.
Sözleşme süresi 90 gün olup sözleşme süresince ve sözleşmenin sona ermesinden itibaren 90 gün boyunca davalı ... gerek kendisi gerekse başka kişi, kurum ve kuruluşların aracılığı ile taşınmazın satışı işleminde bulunmamayı taahhüt etmiştir. Davalı ... ile de 29.02.2008 tarihinde gayrımenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalanmış ve davalı ...
1 yıl içinde kendisi, ortağı veya çalışanı olduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortağı olduğu kuruluşlarca, kan ve sıhri hısımlarınca satın alındığı taktirde sözleşmede belirlenen bedelin %3 ve KDV’sini ödemeyi taahhüt etmiştir. Dava konusu taşınmaz 14.08.2008 tarihinde davalı ...’ın işçisi olduğu dava dışı Başak Tüketim Gıda Mad. AŞ.’ye satılmıştır.
Mahkemece, davalı ...’in ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin taşınmazını satış konusunda aracılık sözleşmesi yapma yetkisi bulunmadığı belirtilmiş ise de 15.04.2008 tarihli sözleşmenin 5/8.maddesinde “müşteri, sözleşme konusu taşınmaz üzerinde zilyetliği veya işlem yapma yetkisi bulunmaması halinde REMAK Dega’nın uğrayacağı tüm zararları tazmin etmeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiştir”. hükmü düzenlenmiştir.
Yine taşınmazın sözleşmenin sona ermesinden itibaren yaklaşık 1 ay sonra dava dışı şirket satıldığı belirtilmiş ise de sözleşmenin 5/6. maddesinde, davalı ...’in sözleşme süresi boyunca ve “sözleşmenin bitiminden itibaren 90 gün içerisinde” de gerek kendisi gerekse başka kişi, kurum ve kuruluşların aracılığı ile taşınmazın satışı işleminde bulunmamayı taahhüt ettiği düzenlenmiştir.
Dava konusu taşınmaz 14.08.2008 tarihinde yani davalı ...’in çalışanı olduğu şirkete satılmıştır.
Davacı ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmede de davalı ...’in “dava konusu taşınmazı satın almak/kiralamak için gördüm, söz konusu taşınmazı 1 yıl için de “şahsım, ortağı veya “çalışanı olduğum şirket”, şirket ortakları, şirketin ortağı olduğu kuruluşlar, kan ya da sıhrı hısımlarım satın aldığı taktirde sözleşmede yazılı olan satış bedelinin %3 + KDV ödemeyi kabul ve taahüt ederim” hükmüne yer verilmiştir.
Dosya içeriğine göre ve davalıların savunmalarında dava konusu sözleşme hükümlerini geçersiz kılacak herhangi bir husus bulunmamaktadır. Mahkemece anılan sözleşme hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5180, K. 2012/11994, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama