KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5293 E., 2012/6709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/02/2011 tarih ve 2011/4-2011/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ...'ndaki hesabından 20.01.2006 tarihinde, internet üzerinden hesaba girilmek suretiyle, ... adlı kişinin hesabına 2.800 YTL havale yapıldığını, bankanın kendisini arayıp böyle bir havaleden haberinin olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de böyle bir işlem yapmadığını bankaya bildirdiğini, banka sisteminin kusurlu olduğunu, bankadan talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek 2.800 YTL'nin 20.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek milli bankalardaki bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemlerde müvekkili bankanın bir ihmal veya kusurunun bulunmadığını, davacının şifresini korumakla yükümlü olduğunu, bu konudaki tedbirsizliği nedeniyle zarara uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamına göre davacının para çekildiği tarihte kullanıcı kodu ve şifresini iyi koruyamadığına dair kabul edilebilir kanıtların bulunmadığı, para aktarma işleminin güvenlik önlemlerinin bankaca yeterince geliştirilmemiş olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle 2.800 TL alacağın 27.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5293, K. 2012/6709, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama