KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5313 E., 2012/10460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/249-2010/671 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 1999 yılında davalı sigorta şirketinden yıllık peşin 1.534 Euro ödemeli dövize endeksli emeklilik sigortası yaptırdığını, poliçeyi yaptırırken sigortadan ayrılmak istediğinde 4 yıldan sonra kâra geçip, 10 yıl sonunda ise tatminkâr bir gelir elde edeceğinin söylendiğini, 10 yıl sonrasında ayrılmak istediğinde ise yatırmış olduğu 16.134 Euro yerine 15.140 Euro ödendiğini, sebep olarak da vefat tazminatının aylık ödemenin 120 katı olması ve yaşının 60'ı geçmiş olmasının gösterildiğini, kâr etmeyi beklerken zarar ettiğini ileri sürerek, 1.000 Euro ana para ve 3.500 Euro kâr payı olmak üzere 4.500 Euro karşılığı 8.550 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 10 yıl süreli dövize endeksli sigorta poliçesinden doğan tüm hak ve alacakların hesaplanmak suretiyle talebine istinaden yasal kesintiler yapıldıktan sonra ödendiğini, poliçeden doğan tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, davaya konu alacaktan dolayı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında 01.09.1999 başlangıç tarihli ve on yıl süreli dövize endeksli emeklilik sigortası sözleşmesinin yapıldığı, davacının on yıllık sürede toplam 16.134 Euro prim ödemesi yaparak emekliliğe hak kazandığı, davalı şirket tarafından, yatırılan prim tutarları üzerinden poliçede gösterilen oranlarda komisyon, riziko primi ve gider payı düşüldükten sonra davacıya toplam 15.140 Euro ödemede bulunulduğu, davalı tarafından yapılan kesintilerin ve davacıya yapılan ödemenin poliçe genel ve özel şartlarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen “Dövize Endeksli Emeklilik Sigortası” nedeniyle davacının hak kazandığı tutarın miktarında toplandığına göre, mahkemece uyuşmazlığın hallinin özel bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek sigorta aktüerlerinden seçilecek bir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak buna göre bir karar vermek gerekirken, sigorta aktüeryası alanında ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan Ticaret Hukukçusu öğretim üyesi bilirkişiden alınan rapora göre hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5313, K. 2012/10460, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama