KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/534 E., 2012/7237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2010/225-2010/1197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı işyeri sigorta sözleşmesi ile teminat altına alındığını, meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan cam kırılması hasarının davalı tarafından ödendiği halde çalınan emtia hasarının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek 2.873.42 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar bedelinin poliçede düzenlenen muafiyet altında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflarının gösterilen duruşma gününde meşru bir mazerete dayanmaksızın gelmemeleri sebebiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, aradan geçen yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HUMK. 409/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden doğan alacak davasıdır. Mahkemece HUMK 409/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Tensip tutanağının altında iki davetiyenin gönderildiğinin yazılı olduğu, dosya içinde sadece davalı vekiline gönderilen duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğine dair tebligat parçasının bulunduğu, davacı vekiline duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine ilişkin tebligat parçasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Duruşma tutanağında ise duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiğinden bahisle HUMK 409'uncu maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ve daha sonra süresinde yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece tebligat parçasının akıbetinin araştırılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanlış belirleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/534, K. 2012/7237, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama