KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5505 E., 2012/11961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/10/2010 tarih ve 2008/202-2010/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı tarımsal kredi kullanan kişinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili bulunduğunu, borcun ödenmediğini ileri sürerek, 10.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu borcun 3.165,52 TL olarak tahsil edildiğini, müvekkilinin esas olarak 550.00 TL borca kefil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmadan önceki kararın sadece davalı vekilince temyiz edildiği, mahkemece bozma kararına uyma kararı verildiğinden önceki kararın davacı banka yönünden kesinleştiği, bu durumda davacı banka lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, ayrıca davacı bankanın yaptığı yargılama giderinin bir kısmının davalıdan alınmasının da söz konusu olamayacağı, davacı bankanın yapmış olduğu masrafların üzerinde kalması ilk kararla kesinleşmiş bulunduğundan bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin önceki ilamının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5505, K. 2012/11961, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama