KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5544 E., 2012/11958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2008/153-2010/371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından taşıma rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın trafik kazası sonucunda hasara uğradığını, taşıma işleminin davalı şirkete ait araçla yapıldığını, ekspertiz incelemesi sonucunda hasarın 14.700 TL olduğunun belirlendiğini ve bu miktarın davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 14.700 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, CMR hükümlerine göre usulüne uygun hasar ihbarının yapılmadığını, ayrıca CMR 17/2. maddesine göre davalının meydana gelen kazada kusursuz olması nedeniyle hasardan sorumlu tutulmasının yanlış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... şirketine sigortalı emtianın davalı şirketçe taşınması sırasında hasarlandığı, davacı ... şirketince dava dışı sigortalısına 8.540,50 Euro karşılığı 14.700 TL hasar bedelinin ödendiği, kazanın oluşumunda sigortalı emtiayı taşıyan araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, düzenlenen eksper raporlarında hasarın sebebinin yükleme, istifleme ya da ambalajlama hatası olmadığının belirtilmesi karşısında davalı taşıyıcının kurtuluş beyyinelerini ispat edememesi nedeniyle CMR Konvansiyon hükümleri gereğince zarardan sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14,540 TL’nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamın dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, CMR Konvansiyonu 27. maddesi uyarınca, davacı ... tarafından davalıya ihtarname gönderilerek tebliğden itibaren 7 gün içerisinde sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istenildiğine göre, ihtarnamenin davalıya 08.02.2008 günü tebliğ olunduğu dikkate alınarak temerrüt faizinin başlangıç tarihinin 15.02.2008 olarak belirlenmesi gerekirken mahkemece, ödeme tarihi olan 18.12.2007 tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5544, K. 2012/11958, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama