KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5549 E., 2012/14365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2008/371-2010/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili, davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "NEXT" esas unsurlu çok sayıda markası bulunduğunu, bu markaların 1990 yıllardan itibaren kullanılarak tanınmış hale getirildiğini, davalı şirketin "NEXTTAKSİT" ibaresinin 9. ve 11. sınıf mallarda marka olarak tescili için TPE'ye yaptığı başvuruya davalı kurum nezdinde yaptıkları itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru ile müvekkili şirket adına tescilli markaların aynı veya ayırt edimeyecek kadar benzer olduğunu, davacınn markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalışan davalının başvurusunun kötüniyetli olup,
davalının bu şekilde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, 2008-M-5223 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacının itirazı nedeniyle marka başvurusundan vazgeçtiğini ve başvurunun tescil olunmadığını, davacının tescil olunmayan bir marka için dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını savunmuştur. Davalı TPE vekili, NEXT kelimesinin ayırt edici özelliğinin zayıf olmasının yanında, gerek davacının gerekse davalının bu ibareyi içeren çok sayıda tescilli markalarının bulunması nedeniyle başvuruyla itiraza mesned markalar arasında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzerlik olmadığını, alınan kararların ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru ve davacının itiraza mesnet markalarının asıl unsurunun "Next" ibaresinden oluştuğu, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 9. ve 11.sınıflar açısından örtüşme yada benzerlik bulunduğu,
556 sayılı KHK.m.8/1-b anlamında tescil engelinin anılan alt gruplar yönünden gerçekleştiği, ancak taraflar arasındaki "next" ve "roadmaster" ibareli markalar nedeniyle ortaya çıkan ve süre gelen uyuşmazlıkların klasik iltibas değerlendirmesi ile çözülebilir olmaktan çıktığı, bununla birlikte "next" unsurlu en eski markanın davacıya ait olup, davalının çekişme konusu 2006/62812 sayılı başvurusunun açıkça kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK’nun 2008-M-5223 sayılı kararının iptaline, başvuru hükümden düştüğünden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
davalının salt başvurudan ibaret eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığından bu hususlara ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5549, K. 2012/14365, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama