KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5580 E., 2012/13292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/69-2010/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “OPAR+şekil” markalarının çeşitli sınıflarda müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin “OPAR Kaliteli Yedek Parça+Şekil” ibaresinin çeşitli sınıflarda tescili için TPE'ye başvurduğunu, TPE’nin 2001/11193 sayılı “OPER” markasını gerekçe göstererek 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca başvuruyu 12. sınıf bir kısım mal ve hizmetler için kısmen reddettiğini, Markalar Dairesi kararına karşı YİDK'na yaptıkları itirazın da reddedildiğini, oysa başvuruya konu markanın müvekkili tarafından redde gerekçe gösterilen marka başvuru tarihinden önce kullanılmaya başlandığını,
müvekkili şirketin marka üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek TPE- YİDK'nun kısmen ret kararının iptaline, 12. sınıfta yer alan diğer mal ve hizmetler bakımından tescil başvurularının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı başvurusu ile redde mesnet alınan markanın 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu işaretlerin 556 sayılı KHK'nin 7/1-b bendi anlamında aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarının anlaşılmalarına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5580, K. 2012/13292, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama