KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5614 E., 2012/11139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2001/56-2004/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank İzmit Şubesinde hesabı bulunduğunu, banka görevlilerince tüm mevduatının off-shore hesaplarına yönlendirildiğini, açılan hesapların off-shore hesaplar olduğunun açıklanmadığını, tüm mevduatların off-shore olarak toplanıp sanki bilinen bir işlemden kaçmanın yollarının arandığını ve tüm paraların başka kanallara aktarılarak bankaya gelen tüm mevduatın devlet kontrolünden ve denetiminden kaçırılıp hortumlandığını, Kıbrıs’a yapılan herhangi bir havalenin söz konusu olmadığını, davalı ...’in Bankalar Yasası’nın 69. maddesi gereğince şahsen sorumlu bulunduğunu,
yine davalılar Nihat Yurdakul ve Süleyman Ekiz’in de Yurt Security Off Shore Bank’ın direktörü olduklarını, ...’nun da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 6.502, 23 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Yurt Security Off Shore Ltd. dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı Yurt Security Off Shore Ltd.’ye tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının yüksek faiz oranı nedeniyle off-shore hesabını tercih ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davalı Oyakbank (Yurtbank)’taki hesap sahibinin bu bankadan ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Ltd. Şti’den alacağını talep etmesi gerektiği, davacının Yurt Security Ltd. Şti’ne başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının bu aşamada erken açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye terki nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank (Oyakbank) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ...ve Holding hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında,
“offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca,
gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
4-TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, hesabın açıldığı bankanın TMSF’ye geçtiğinden bahisle anılan kurumu da dava etmiştir. Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı Oyakbank A.Ş’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir. O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5614, K. 2012/11139, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama