KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5619 E., 2012/14971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bozüyük Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/06/2010 tarih ve 2009/398-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği nakliye hizmeti nedeniyle düzenlediği faturaların ödenmemiş olduğunu, başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aracı ile müvekkilinin yanında kiralık olarak çalıştığını, davacının keyfi davranışlarının ardından fiilen şirketten ayrıldığını, çalıştığı döneme ilişkin tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, tek taraflı faturaların usulsüz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın nakliye hizmeti karşılığında faturalar düzenlendiği, bu faturaların satış faturası olarak davacının ticari defterlerine kaydedildiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı şirketin ticari defterlerine göre kayıtlarında gözüktüğü, davalı şirketin kayıtlarında davacının düzenlemiş olduğu nakliye hizmet faturalarının peşin fatura olarak kayıt altına alınması nedeniyle borç veya alacak olarak cari hesap şeklinde kayıt edildiğinden davalının borcunun gözükmediği,
davacı tarafından da düzenlenmiş olan her bir fatura karşılığının peşin fatura olarak kayıt altına alınması nedeniyle davacının alacağının gözükmediği, davacı tarafın davalı tarafa yemin teklif etmediği, bu haliyle davalı şirketten icra takibine konu alacağı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5619, K. 2012/14971, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama