KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5683 E., 2012/11151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2010 tarih ve 2009/1880-2010/2473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından keşide edilmiş olan çekin dava dışı lehdara kargo yoluyla gönderildiğini ancak kargo şirketinin ilgili şubesinde yaşanan hırsızlık olayı neticesinde çekin çalındığını, çalınan çekin iptali ve ödeme yasağı konulabilmesi için Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2009/515 Esas sayılı davanın açıldığını, davalı banka kayıtlarında çekin çalınmış olarak gözüktüğünü ama buna rağmen davalı tarafından çek bedeli olan 5.320 TL ödenerek müvekkilinin zarara uğradığını iddia ederek 5.320 TL’ nın başvuru tarihi olan 27.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeke ilişkin Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/515 Esas sayılı dosyasında tedbir kararının bulunmadığını ve davanın davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından reddedildiğini, çekin ödenmemesi için bu yönde alınmış mahkeme kararının bulunması gerektiğini, Çek Yasası’ na göre bankaların karşılığı bulunan çeki ödeme yükümlülüğü olduğunu, müvekkilinin çekteki imzaların sıhhatini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, söz konusu çekin takas odasına usulüne uygun olarak ibraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı bankanın kayıtlarında dava konusu çekin çalıntı olduğunun anlaşılmasına rağmen davacının talimatının aksine çek bedelinin ödenmesinde davalının ağır kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.320,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere çekteki imzanın davacıya ait olduğu ve çekin TTK 711/son maddesindeki değişiklikten sonra keşide edildiği hususları çekişmesizdir. Ortada sahte veya tahrif edilmiş bir çek bulunmadığından olayda TTK’nun 724. madde hükümlerinin uygulanması da söz konusu olamaz. Yasa gereği ibraz edilen çeki ödeme durumunda bulunan davalı bankanın yasa gereğini yerine getirmesinden ötürü sorumluluğu söz konusu olamaz. Davacının, koşulları oluştuğunda çeki bankadan tahsil eden kişiye karşı dava açması gerekir. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5683, K. 2012/11151, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama