KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5711 E., 2012/5713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2008/355-2010/711 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait GSM hattının sim kartının davalı Turkcell yetkili bayisi Aydın Elektronik firmasına sahte kimlik ibraz edilerek değiştirilmesi sonucu, davalı banka nezdindeki hesabından bilgisi ve rızası dışında internet aracılığıyla para transfer işleminin gerçekleştiğini ileri sürerek, 77.100 TL’nin 27.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, zarara davacının kendi kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiğini, banka sisteminde tam güvenlik önlemlerini alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Turkcell vekili, davacı ile davalı banka arasındaki hukuki ilişkiden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Aydın Elek. Ltd. Şti. yetkilisi, olayda her hangi bir kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, davalı Turkcell’in ve yetkili kıldığı abone merkezinin sim kart değişikliğini gerçek hat sahibine yapmayarak gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle 77.100,00 TL’nin 27.03.2008 tarihinden itibaren yasal (reeskont) faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının kusurlu olduğunu kanıtlayamamış bulunmasına göre davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’nin tüm temyiz itirazlarının, davalı Turkcell A.Ş.'nin yetki itirazının HUMK’nun 9/3. maddesi uyarınca reddinde de bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin ve yetkili kıldığı abone merkezi olan davalı Aydın Elektrik Ltd. Şti’nin sim kart değişikliğini gerçek hat sahibine yapmayarak onay şifresinin 3. kişiler eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, davacı ile bu davalılar arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Turkcell A.Ş. ve davalı Aydın Elektrik Ltd.
Şti’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Turkcell A.Ş’ye ve davalı Aydın Elektrik Ltd. Şti’ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5711, K. 2012/5713, 10 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama