KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6013 E., 2011/15509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2006/87-2009/538 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili ve Güven Sigorta AŞ vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ın maliki, ...’nin sürücüsü, sigorta şirketinin de otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesini tanzim edeni bulunduğu 41 H 3388 plakalı otobüste müvekkilinin yolcu olarak bulunduğunu, bu otobüs ile diğer davalıların işleteni ve malikleri bulundukları araçlarla çarpışması sonucu üç aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiğini, kazada yaralanan müvekkilinin dalağını kaybettiğini ve bir dizi ameliyat geçirdiğini ileri sürerek, şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 17.11.2009 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 36.701,38 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, otobüsün kaza yapması nedeniyle davacı yolcunun yaralandığı ve % 17,2 oranında malul kaldığı, kazaya karışan üç araç sürücüsünün kusur oranlarının da ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 36.701,38 TL maddi tazminatın sigorta şirketlerinden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan faiziyle tahsili ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ....’dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili ve Güven Sigorta AŞ vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde manevi tazminat istemini tüm davalılara karşı yöneltmiş olup, mahkemece davalılardan Tellioğlu Paz.Ltd.Şti hakkında manevi tazminat istemi yönünden olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmadığından kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Davalılardan Güven Sigorta AŞ vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosyaya ibraz olunan poliçeye göre, kazaya karışan aracın “Otobüs Zorunlu Koltuk Sigortası” davalı ... tarafından temin edilmiştir. Adli Tıp Kurumun’dan alınan raporda davacının yaşına göre %17,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtilerek, hesap bilirkişisi tarafından davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranına isabet eden maddi zararı belirlenerek, mahkemece bu miktar hüküm altına alınmış ve hesaplanan maddi zarardan davalı ... poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur.
Oysa, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminatın Otobüs Zorunlu Koltuk Sigortası Genel Şartları uyarınca belirlenmesi gerekmektedir.
Poliçede açıkça atıfta bulunulan ve poliçe eki niteliğinde olan Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6 ncı maddesinin “Daimi Sakatlık Teminatı” başlıklı “B” bendinde, kaza sonucu meydana gelen organ kaybı ve arıza durumlarının niteliğine göre sakatlık oranları belirlenerek, bu oranlara isabet eden sigorta bedelinin daimi sakatlık sigorta bedeli olarak ödeneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, daimi sakatlık karşılığı davalı ... şirketinin ödemekle yükümlü olduğu sigorta bedelinin uzman bilirkişiler aracılığı ile anılan maddedeki ilke ve oranlar dikkate alınarak tayin ve tespiti gerekirken, yazılı şekilde davalı ... yönünden anılan maddede düzenlenen hesaplama yöntemi nazara alınmadan yapılan tazminat belirlemesine dayalı olarak poliçe limiti ile sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılardan sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabul şekline göre de, davalı ... şirketinin hükmedilen yargılama giderlerinden ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarına isabet eden kısmı itibariyle sorumlu olduğunun nazara alınması gerekirken, ödemekle yükümlü olduğu miktarı aşan maddi tazminat ile davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı manevi tazminata isabet eden yargılama giderlerinden de sorumluluğunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle de mümeyyiz davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
4-) Davalılardan ...’ın temyiz istemleri yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; BK’nun 53 ncü maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararıyla bağlı değil ise de, şüphelinin isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Üç aracın karıştığı trafik kazasında mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, kusur yönünden davalılardan ...’ın maliki olduğu otobüsün sürücüsü sanık olarak yargılandığı Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahkûmiyet kararına göre sürücünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, mahkûmiyet ilamı, hüküm verildiği tarihte henüz kesinleşmemiştir.
Bu durumda mahkemece, kusurun varlığının tespiti yada da hükme esas alınan ceza mahkemesi kararındaki kusur oranının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
5-) Bozma sebep ve şekline göre davalılardan ... vekilinin sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6013, K. 2011/15509, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama