KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6083 E., 2013/5341 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2013
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen ....01.2011 tarih ve 2005/70-2011/8 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.03.2013 günü hazır bulunan davacı asil ile davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlendikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Holding A.Ş'nin en büyük hissedarlarından olduğunu, 1997 yılında deneme üretimine geçen şirketin işletme sermayesinin yetmemesi nedeniyle üretime yaklaşık iki yıl ara verdiğini, 1999 yılında finansman sorununu davacı tarafından verilen kredi ile çözdüğünü, davalı şirkete sağlanan kredinin şirketin yetkili organlarının aldığı karara istinaden sağlandığını, İngiliz sterlini olarak kayda geçmesi ve kur farkı uygulanmasının kararlaştırıldığını, davalı şirketin tüm kayıtlarında bu durumun açıkça göründüğünü, 01.01.2001 tarihinde bu kredinin 288.329 İngiliz Sterlini’ne ulaştığını, tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden olduğunu, 06.01.2001 tarihli şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında görevinden azledildiğini, şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede usulsüzlüklerin ve hukuka aykırılıkların tespit edildiğini, davacı ve dava dışı yönetim kurulu üyeleri hakkında şirketin ağır zararı nedeni ile aleyhlerine açtıkları davanın derdest olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin şirketi kendi lehlerine borç altına soktuklarını, buna ilişkin olarak da yapılan borçlandırıcı işlemin iptalinin dava edildiğini,
iddiaya konu 16.03.1999 tarihli kararda sadece 300.000.000.000 liralık kredi ve faizinin bir yıl vadeli olarak temin edileceğinin belirtildiğini, genel bir kredi sözleşmesinden bahsedilmediğini, 14.05.1999 tarihli yönetim kurulu kararının ise usulüne uygun olarak alınmadığını, halka açık ortaklığın kredi sağlamasının yasaya aykırı olduğunu, iddia edilen miktarın gerçekten şirkete ödenip ödenmediği hususunun belli olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, bu haliyle kayıtların da hükme esas alınacak nitelikte olmadığı, davacının iddiasına yazılı kanıtla ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6083, K. 2013/5341, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama