KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6097 E., 2013/7669 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2010 tarih ve 2009/447-2010/896 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin deniz taşıması işiyle iştigal ettiğini, davalı ile ... Limanı’ndan Azov ya da Rostov Limanları’na 05-07 Eylül 2008 tarihleri arasında çimento yükü taşınması konusunda sözleşme imzalandığını, ancak davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirdiğini, bu durumda ...’nın 1040. maddesi uyarınca navlun bedelinin yarısının pişmanlık navlunu olarak ödenmesinin gerektiğini, bu konuda girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu geminin donatanının dava dışı Denex Int. Co. Şti. olduğu, davacının geminin yöneticisi olarak tayin edildiği, davacının navlun sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi icra takip tarihinden önce navlun sözleşmesinin tarafı taşıyıcı tarafından takip konusu alacağı temlik aldığına dair geçerli bir temliknamenin de sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, deniz taşıması sözleşmesinden kaynaklanan ve ...’nın Deniz Ticareti başlıklı 4. kitabında düzenlenen 1040. maddesine dayalı pişmanlık navlunu alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....03.2009 tarih ve 2008/694 E.-2009/108 K. sayılı ilamı ile de davaya bakmanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın taraflarca temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine, dosya kendiliğinden anılan mahkemeye gönderilmiştir.
Oysa dosyayı gönderen ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi ile Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla davaya bakmaya görevli bulunan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bu durumda görevsizlik kararı veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden görevli mahkemeye gönderme yetkisi bulunmamakta, davacının görevsizlik kararının kesinleşmesini müteakip on gün içinde görevli mahkemeye başvurarak davalıya tebligat yaptırması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta ise ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....03.2009 tarihli görevsizlik kararının davacıya tebliğ edildiği ve kesinleştiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa tebligat yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, anılan husus düşünülmeden, işin esasının incelenmesine girişilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6097, K. 2013/7669, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama