KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6147 E., 2012/16564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/07/2010 tarih ve 2009/71-2010/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin “LALİZAS” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin ticaret unvanı ile iltibas oluşturduğunu, ve aynı zamanda müvekkilinin Yunanistan’da faaliyette bulunan ve burada tescilli olan LALİZAS markasının sahibi Lalizas Hellas SA şirketinin distribütörü olduğunu, bu marka üzerinde müvekkilinin lisans hakkı sahibi olduğunu, davalının tescilini talep ettiği markanın anılan marka ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu gerekçesiyle davalının marka başvurusuna itiraz edildiğini, itirazın TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2008-M-6757 sayılı kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanını markasal kullanmadığı ve yurtdışında tescilli LALİZAS markası üzerinde de geçerli bir lisans hakkının bulunduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı gerçek kişinin yapmış olduğu marka başvurusuna davacının itirazının reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davacı tarafından davalının marka başvurusuna yaptığı itirazında ileri sürdüğü marka lisans sözleşmesini mahkemeye sunamadığı ve ayrıca unvana dayalı olarak da markaya itiraz edildiği halde davacının unvanını markasal olarak kullanmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, marka başvurusuna konu LALİZAS ibaresinin davacının tescilli ticaret unvanının çekirdek kelimesi ile benzer olduğu da ileri sürülmüş olması nedeniyle, 556 sayılı KHK’nın 8/5. maddesi hükmü uyarınca tescil için başvurusu yapılmış markanın başkasına ait her hangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği düzenlenmiş olup, davacı da kendisi için sınai mülkiyet hakkı bahşeden tescilli ticaret unvanına dayandığına ve dosya içinde mevcut şirket anasözleşmesinin 3. maddesinde tekstil ürünlerinin alım ve satımının da şirket faaliyetleri arasında sayılmasına göre,
mahkemece davaya konu LALİZAS ibareli marka başvurusunun kapsadığı 25. sınıf emtia bakımından davacının itirazının değerlendirilmesi gerekirken anılan bu husus değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6147, K. 2012/16564, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama