KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6163 E., 2012/14386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2009/89-2010/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.510 TL’nin altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,tarafların 18/06/2008 tarihinde karşılıklı ve rızai olarak her türlü taşıma detayı belirtilmiş olmak üzere navlun fiyat teklifi ile teklifin davalı tarafça kabulü ile davalıya ait malın müvekkilince taşınması konusunda 23.500 Euro’ya anlaştıklarını, bunun üzerine müvekkilinin yükün normalden farklı özellikler taşıması nedeniyle hem lojistik açıdan hem ödemenin peşin yapılarak gerekli izinlerin alınması,
hem de araç temini açısından hazırlıklarını tamamlayarak aylık ödeme ve faaliyetlerini yapılmış olan akde güvenerek yeniden düzenlediğini, davalı tarafın 08/07/2008 tarihinde üçüncü bir şahıs ile aralarındaki bir sebepten dolayı taşımaya konu olan yükün alışını gerçekleştiremediklerinden bahisle yüklemenin iptalini isteyerek sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiklerini,
daha sonra müvekkili tarafından fatura tanzim edilerek navlun fiyat teklif sözleşmesindeki özel şartlar kısmında cezai şart olarak kabul edilen navlun bedelinin sözleşmenin feshi halinde ödenmesi gereken bedelin %35’i olan 15.519,75 TL'yi talep ettiğini buna rağmen,davalının anılan meblağı ödemediğini ileri sürerek 15.519,75 TL'nın fatura tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kurulmuş imza altına alınmış bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin varlığı kabul edilse dahi sözleşmenin feshedilmediğini, taşıma işlemlerinin gerçekleşmemesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin satın aldığı makine bedelini hazır ettiğini ve fakat satıcı firmanın akde aykırı davranışları neticesinde makineyi teslim alamadığını ve taşımanın gerçekleşmediğini, müvekkilinin davacı teklifinin onay tarihinin 08/07/2008, taşıma işleminin askıya alındığı tarihinin 10/07/2008 tarihi olduğunu, arada bir tam işgününün bulunduğunu bu sürede davacının taşıma için herhangi bir işlem yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalının taşıma konusunda anlaştıklarını, taşıma gerçekleşmeden davalını taşımadan vazgeçtiğini, buna göre tarafların üzerinde anlaştıkları teklifi özel şartlarının 15. maddesine göre navlun bedelinin %35'i kadar cezai şartın davalı tarafından ödenmesi gerektiği, bunun da 15.519,75 TL'ye tekabül ettiği gerekçesiyle davanın 15.519,75 TL'nın fatura tarihi olan 24/07/2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava Dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü sabit olmadığından, davalının dava tarihinde temmerüde düştüğünün kabulüyle, temerrüt faizine dava tarihinden hükmedilmesi gerekirken fatura tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6163, K. 2012/14386, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama