KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/62 E., 2012/5808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/07/2010 tarih ve 2008/218-2010/829 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, bilgi ve talimatı dışında davalı banka nezdindeki vadesiz hesabından internet bankacılığı yolu ile davalı ...'ın hesabına 2.995,17 TL havale edildiğini, davalı bankanın yeterli güvenlik önlemlerini almaması sebebi ile kusurlu olduğunu ileri sürerek zararın davalılardan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın oluşumunda müvekkilinin kusursuz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., banka kartını Doğan Uslu isimli arkadaşına verdiğini, hesabın fiilen mezkur şahsın kullanımında olduğunu, davacının zararını bu şahıstan alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre bankanın gerekli güvenlik önlemlerini sağlamadığı, söz konusu olayı önleyebilecek güvenlik önlemlerini sadece opsiyonel olarak sunması sebebi ile kusurlu olduğu bu sebep ile davalıların kusurlarının eşit olduğu, davalın bankanın 1.497,58 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı ... davalı banka vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; zarar verici eylem esasında davalı bankaya karşı gerçekleştirilmiş olup somut uyuşmazlıkta davalı gerçek kişi ...'a husumet düşmemektedir. Bu bakımdan bu davalıya açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle reddi gerekirken davalının sorumluluğuna gidilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/62, K. 2012/5808, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama