KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6253 E., 2011/8565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 gün ve 2005/140-2009/64 sayılı kararı bozan Daire’nin 07.02.2011 gün ve 2009/7337-2011/1291 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ... ile davalının Teknikel Deri Makine San.Tic.Koll.Şti.-... ve Ortağı isimli şirkette ortak olduklarını, bu şirketin 25.12.2000 tarihinde tasfiye edildiğini ve ortakların birbirini ibra ettiklerini, müvekkilinin 22.12.2004 tarihinde 72.700 USD tutarında kardeşi davalı ile "borç ödeme ve ibra protokolü" imzaladığını, davalının hisse alacağı olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin eşini aradığını, ancak ulaşamayınca davalının asılsız iddiada bulunmayacağını düşünerek protokolü imzaladığını, 30.04.2005 tarihinde davalının parayı istemesi üzerine müvekkilinin tekrar eşine sorduğunu,
davalının hisse alacağının olmadığını öğrendiğini, müvekkilinin şirket ortağı da bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin hatası ve davalının hilesi nedeniyle 22.12.2004 tarihli protokolün feshine, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin anılan şirkette %30 hisse ile ortak olduğunu, şirketin 25.12.2000 tarihinde feshedildiğini, fesih kararı verilirken müvekkilinin alacağına istinaden 167.766 USD ödenmesi hususunda anlaştıklarını, bu miktar ödenmeyince hukuki yollara başvurmak istediğini, ancak davacı ile 22.12.2004 tarihinde 72.700 USD karşılığında "borç ödeme ve ibra protokolü" imzaladıklarını, bu para da ödenmeyince 21.05.2005 tarihinde icra takibi başlattıklarını, bunun üzerine davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunu, şirketin resmi işlemlerinin müdür sıfatıyla davacı tarafından yürütüldüğünü,
davacının eşinin sadece ortaklığının bulunduğunu, bu miktarda protokol imzalayan kişinin böyle bir borcu araştırmadan imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacının aynı evde yaşayan eşine ulaşamadığı ve bilgi alamadığı iddiasının da gerçeklere uymadığını, davanın süresinde açılmadığını, davacının yazılı belgeye karşı yazılı belge sunması gerektiğini bildirerek, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sübuta ermeyen davanın ve davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine, davalı yararına 575.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6253, K. 2011/8565, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama