KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6297 E., 2011/7070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2006 ve 20.05.2010 tarih ve 2004/532 - 2006/739 sayılı kararların Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ...vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 gününde davalılardan ...vekili Av.... .... gelip, davacı vekili ve diğer davalılar vekili tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, mahkemenin 20.05.2010 tarihli temyiz isteminin reddi kararına karşı temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılardan ...vekili Av.... ... dinlenildikten sonra,
bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların müşterek ve müteselsil borçlu olduklarını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, 41.121,00 YTL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu nazara alınarak, BK’nun 484.maddesine göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefilin sorumlu olduğu miktarın belirli olması gerektiği, davalılar ..., ... ve ...’nin sözleşmeyi müşterek ve müteselsil borçlu-kefil sıfatıyla imzaladıkları, taraflar arasındaki sözleşmede kefalet limitleri bulunmaması nedeniyle anılan davalıların sadece sözleşmede yer alan 250 YTL teminat tutarından, asıl borçlu davalı şirketin ve protokol gereği davalı ...'ınve 21/06/2004 tarihli dilekçedeki kabul beyanı nedeniyle davalı ...'ün borcun tamamından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
41.121,00 YTL’nın davalılar ..., ... ve ... dışındaki davalılardan tahsiline (250 YTL' sinden ..., ... ve ... sorumlu oldukları belirtilerek) karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.03.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır. Davalı ...vekili tarafından kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden temyiz hakkının kullanılmadığı gerekçesiyle karar temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 20.5.2010 günlü karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yargılama aşamasında bilirkişi raporunun da temyize konu karar tebliğindeki gibi, davalı vekilinin adresinde daimi çalışan işcisi Atomer Yöney'e 28/08/2006 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve bunu takiben 20/10/2006 günlü oturumda yetki belgesiyle hazır bulunan davalı vekilinin,
bilirkişi raporunun davalılara tebliğ edildiğini tespit eden duruşma zaptında raporu almadıklarına ve tebligatın geçersizliğine dair bir itirazı olmayıp esasa ilişkin beyanda bulunarak davanın reddini istemiş olmasına, 19/12/2006 günlü son oturumda da davalı vekilinin Atomer Yöney'e tebliğ edilen bilirkişi raporunun içeriğinden bahsederek davanın reddini talep etmesine, karar tebliğinin aynı adreste daimi çalışan işçisi sıfatıyla yine Atomer Yöney'e 13/02/2007 tarihinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin de aynı meşruhatla 14/02/2007 tarihinde aynı şahsa tebliğ edilmiş olmasına,
işçinin sigortalı olmaması tebligatları Tebligat Yasasına göre daimi çalışan işçi sıfatıyla almasına engel teşkil etmemesi ve işçilik niteliğini etkilememesine göre davalı ...vekilinin, mahkemenin 20/05/2010 tarihli "temyiz isteminin reddine" dair kararına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6297, K. 2011/7070, 10 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama