KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6452 E., 2011/7392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 gün ve 2006/372 - 2008/117 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.12.2010 gün ve 2010/10173 - 2010/12387 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, BAKİ ibaresinin ilk kez müvekkillerinden ... tarafından 1978 yılında kullanılmaya başlanılıp, 1979 tarihinde 10365 no ile şahıs şirketi olarak Konya Ticaret Sicil Memurluğuna kayıt olduğunu, 1985 tarihinden itibaren 14376 sicil numarası ile diğer davacı Abdurrahman Oğraş ile birlikte şahıs şirketinde kullanımı devam eden BAKİ ibaresinin, 1996 yılında da tüzel kişilik kazandırılarak Baki Sarrafiye ve Kuyumculuk imalat Ticaret Sanayi Ltd.Şti. olarak tescil edildiğini, bugüne kadar 28 yılı aşkın bir süredir ürünlerinde ve mağazacılık hizmetlerinde nizasız ve fasılasız kullanılarak maruf hale getirildiğini,
ayırt edici nitelik kazandırıldığını, müvekkillerinin altın, gümüş ve diğer kıymetli maden ve taşlardan mamul eşya ve mücevheratın imalatı ve ticareti ile uğraşarak sektörün önemli kuruluşlarından biri haline geldiğini ancak, davalı ...’ın BAKİ ibaresini 2002 6278 no ile 14, 35 ve 40. sınıflara dahil mal ve hizmetler için kötü niyetle haksız ve hukuka aykırı surette tescil edildiğinin öğrenildiğini,
oysa BAKİ markasını tescil ettirmeden piyasada ilk kez kullanan ve maruf hale getiren kişi olmaları nedeniyle gerçek hak sahipliğine dayalı olarak 556 sayılı KHK’nin 8/3 ve 8/5 maddeleri çerçevesinde KHK’nin 42/1-b maddesi çerçevesinde hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, her iki tarafın da kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermeleri nedeniyle davalıların BAKİ ibaresinin haklı itibarından yararlandıklarını, BAKİ ibaresinin ticari unvanın ayırt edici unsuru olması nedeniyle sınai mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmesi gerektiğini,
KHK’nin 8/5. maddesi uyarınca korunan sınai mülkiyet hakların kullanım sonucu ayırt edici hale gelmelerinin de gerekmeyip tescil edilmiş olmalarının yeterli bulunduğunu, davalının tescilden 16 yıl sonra
Baki Kuyumculuk İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. olarak gerçekleştirdiği ticaret unvan tescilinin kötüniyetli olduğunu, kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren davalının müvekkillerinden haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek davalıların BAKİ markasına ve ticaret unvanına vaki tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tespiti ile men’ine, ... adına 2002 06278 no ile tescilli BAKİ markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı şirket unvanında yer alan BAKİ ibaresinin ticaret unvanından terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılardan ... adına tescilli 2002 06278 nolu BAKİ markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı Baki Kuyumculuk İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin unvanından BAKİ ibaresinin çıkarılmasına, davalı şirketin Baki ibaresi ile ticari faaliyette bulunmasının yasaklanmasına, tanıtım vasıtaları ve tabelasından BAKİ kelimesinin silinmesine, tescilli marka ve ticaret unvanının kullanımı sicilden terkin edilinceye kadar yasal olmakla haksız rekabetin tespiti ile men’ine ilişkin talebin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm fıkrası özetinin ilanına karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 02.12.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6452, K. 2011/7392, 17 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama