KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6466 E., 2011/6648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2011 tarih ve 2011/5-2011/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu, dava konusu bonoda tanzim yerinin bulunmadığını, bu nedenle bono vasfını kazanmadığını, bononun neyin karşılığında verildiğinin de belirtilmediğini, ayrıca bononun arkasında “Bu senet Karacasu Esnaf Kefalet Kooperatifine İsmet Kayser'in borcuna karşılık verilmiştir” ibaresi yazdığını, dolayısıyla teminat evrakı niteliğinde olduğunu, yetkili yer mahkemesinin gösterilmediğini, borç miktarından fazla haciz yapıldığını ve mağduriyetine neden olunduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz kararı talep eden alacaklı vekili, müvekkilinin emre muharrer senet karşılığında borçludan 10.000 TL. alacaklı olduğunu, senedin vadesi gelmesine rağmen borcun ödenmediğini savunarak istemin reddini talep etmiştir.
Mahkemece, itirazın reddine ilişkin verilen karar, Dairemizin 8.11.2010 tarih, 2010/13445 Esas, 2010/11453 Karar sayılı ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuş, bozma ilamına uyularak, senedin bono vasfını kaybetse dahi belli bir miktar para borcunun kayıtsız şartsız belli bir vadede ödeneceğinin belirlenmesi ve bunun mücerret borç ikrarı olması nedeniyle itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına yapılan itiraza ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Dairemizin önceki bozma ilamının 1. bendinde İİK'nun 258. maddesine 17.07.2003 tarih 4949 Sayılı Kanun ile yapılan ekleme ile ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabilmesinin olanaklı hale getirildiği, bu kararlara karşı itirazın mümkün olmayıp, ancak temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiş olup, somut olayda, mahkemece, ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının bu talebi 29.06.2010 tarihinde bononun yasal unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, alacaklının itirazı üzerine talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere mahkemece, alacaklı vekilinin itirazının, bu karara karşı itiraz yolunun kapalı olduğu, ancak temyiz yoluna başvurabileceği gerekçesiyle reddedilmesi gerekirken, bu konudaki bozma ilamına da uyulduğu halde gereği yerine getirilmeyerek, bozma ilamının 2. bendindeki usuli eksikliğin tamamlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6466, K. 2011/6648, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama