KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6476 E., 2012/14015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2010 tarih ve 2010/95-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "MONEY+şekil" ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvurusunun, 2001/165, 2001/166 ve 2003/3475 kod numaralı markalara benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca TPE tarafından reddedildiğini, itirazlarının da TPE YİDK’nın 2010-M-1065 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaretin kullanımla ayırt edicilik kazandığını ve tanınmış olduğunu, işaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, redde dayanak markaların hükümsüzlüğü için açılacak davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markaların KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun tescil edilmek istendiği 38. sınıftaki hizmetlerin redde dayanak markaların hizmetler ile aynı veya aynı tür bulunduğu, davacıya ait başvuru ile redde dayanak markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve somut olayda 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında tescil engelinin gerçekleşmiş bulunduğu, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile KHK’nin 7/son hükmünde yer alan 7/1-b bendine yapılan atıf kaldırıldığından bu değişiklikten sonra 15.06.2009 tarihinde gerçekleşen davacı başvurusunda, başvuru öncesinde kullanımla ayıt edicilik sağlandığı yönündeki savların aşılmasının hukuken olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6476, K. 2012/14015, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama