KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6792 E., 2012/12992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2006/1162-2011/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1200 hisseye ayrılmış Emeksizoğlu Unlu Mamulleri Gıda Zahire Faaliyetler ve Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 120 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, davalı ortağın şirket ana sözleşmesinde ilk 5 yıl için şirket müdürü atandığını, şirket kayıtlarının gerçeği göstermediğini, stokların, şirketin piyasadan alacaklı olduğu miktarın, demirbaşların değerinin muhasebe kayıtlarına gerçek değeri ile yansıtılmadığını, ayrıca şirketin olmasına rağmen şirket adına kaydedilmemiş ... plakalı bir aracın söz konusu olduğunu, şirketin kar ettiğini ve müvekkiline ödenen kar paylarının çok düşük olduğunu,
şirkete ait fırınların üretim potansiyelinin, yaygın ticaret ağınının, çalışan sayısının, şirketin kar ediyor olduğunu açıkça gösterdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şirketin feshine, şirketin tasfiyesi sonucu aktif ve pasifinin tespiti ile müvekkilinin payının tahsiline, müvekkilinin yargılama aşamasında ortaya çıkacak zararlarının tazminine, taleplerinin sonuca bağlanabilmesi için şirket mallarının tesbitine, şirket müdürü olarak şahsi sorumluluğu bulunan davalının ve şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş,
30.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 16.631,43 TL'nın dava tarihinden itibarn ticari faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, şirketin feshi talebine katıldıklarını, ancak şirketin feshi için muhik sebepler varsa da bunların tamamen davacının yarattığı sebepler olduğunu, davacının şirketin kuruluşunda %10 hisseye ortak edilirken sermaye olarak mal veya para koymadığını, iddiaların soyut olduğunu savunarak diğer istemlerin reddini talep etmiştir.
Mahkemece, feshi istenen şirketin, şirket ana sözleşmesine göre iki ortağı olduğu, sermayesinin 1200 hisseye karşılık 30.000,00 TL olduğu, bunun 1080 hisseye karşılık 27.000,00 TL'sının davalıya, 120 hisseye karşılık 3.000,00 TL'sının davacıya ait olduğu, şirketin öz sermayesinin 166.314,27 TL olduğu, öz sermayenin 16.631,43 TL'sının davacının hissesine, 149,682,84 TL'sının da davalı hissesine düştüğü, dönem net zararının 17.154,29 TL eksi değerde olduğu, her iki ortağın da şirketin feshi hususunda ihtilaflarının bulunmadığı, taraflar arasındaki husumetin boyutunun şirketin amacına ulaşmasını ve ortak gayeyi güçleştirdiği,
bu durumun dava konusu Emeksizoğlu Ltd. Şti.'nin feshine haklı sebep teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Emeksizoğlu Unlu Mamülleri Gıda Zahire Tarımsal Faaliyetler ve Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin feshine, davacının 16.631,43 TL öz sermaye alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tarafların ortağı olduğu Emeksizoğlu Unlu Mamülleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin feshi, şirketin tasfiyesi sonucu aktif ve pasifinin tespiti ile davacının payının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ortak aleyhine açılan ve tarafların ortak olduğu şirketin davalı olmadığı işbu davada, şirketin feshine ve şirketin özsermayesi üzerinden davacının hissesine düşen miktarın davalı şirket ortağından tahsiline karar verilmiştir.
Ayrı bir tüzel kişiliği olan Emeksizoğlu Unlu Mamülleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'den olan alacakların ancak şirketten talep edilebileceği, nitekim sermaye koyma borcunun da şirkete karşı yerine getirildiği, şirket malvarlığından olan alacakların şirketten istenebileceği, ortaktan şirket borcunun talep edilemeyeceği dikkate alındığında; taraflar arasında dava dışı şirketin feshi yönünde ihtilaf bulunmamakta ise de, mahkemece dava dışı şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi, davacının alacağının da tasfiye sonunda ortaya çıkacak şirket malvarlığından ödenmesi gerekirken, şirkette bulunan özsermaye alacağının davalı şirket ortağından tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6792, K. 2012/12992, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama