KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6825 E., 2012/13293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 gün ve 2003/1202-2010/328 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davalı ...’a dava dilekçesinin “Hastanebaşı Mahallesi .... Samsun” adresine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş olmasına rağmen, gerekçeli karar tebligatının da aynı adrese çıkartıldığı, ancak tebligatın davalının tanınmaması nedeniyle iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebligat yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunun 10.maddesinde, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Öte yandan Tebligat Kanununun 11.1.2011 Tarih ve 6099 sayılı Kanunun 9.maddesi ile değişik m.35,II hükmüne göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” Tebligat Yönetmeliğinin m.57,II hükmüne göre ise “(2) Adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde,
adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın ek-1’de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.”
Mahkemece davalı ...'un dosyada tespit edilen adresinden de tebligata yararlı açık adresinin tespiti bu adrese tebligat yapılamaması hâlinde yukarıda anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde mahkemece, davalının adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin araştırılıp tespit edilerek bu adrese Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat çıkarılması buradan da adresi tespit edilemediğinde Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuatı uyarınca tebligatın gerçekleştirilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan bu yöntem takip edilerek davalı ...’a tebligat yapılması, yasal temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6825, K. 2012/13293, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama