KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6903 E., 2012/21580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2010 tarih ve 2005/484-2010/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın müvekkili şirketin önceki genel müdürü, ...'ın ise önceki muhasebe müdürü olduğunu, müvekkili şirkette yapılan denetim sonunda, davalılarca günlük işlerde, mal ve hizmet alımlarında Kamu İhale Yasası'nın gözetilmediğini, İZFAŞ tarafından yaptırılan uluslararası fuar binaları inşaatının yürütülmesi sırasında pek çok usulsüz alım yapıldığını ve müvekkili şirket aleyhine ve zarar doğurucu usulsüzlükler yapıldığının tespit edildiğini, bu nedenle aleyhlerine yasal işlem yapılması konusunda müvekkili şirket genel kurulunca karar alındığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketin zararına mahsuben şimdilik 10.000,00 TL'nin sebebiyet verilme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizinden az olmayan faiziyle davalılardan kusur ve sorumluluk durumlarına göre müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, muhasebe müdürü olarak hizmet veren ve satın alınan mal ve hizmetlerin faturasının uygunluğunu denetleme, yetkili imzaların bulunması halinde ödeme yapmakla görevli bulunan müvekkilinin, mal ve hizmet alımı konusunda bir yetkisinin olmadığını, bütün belgelerin kendisine imza edilmiş olarak geldiğini, satın alma işlemlerinin Satın Alma Müdürlüğü ve Genel Müdürlük tarafından yapıldığını, kendisine gelen ödeme talimatlarına müvekkilinin karşı çıkmasının söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin usulsüz iş ve işlemler, alım satım, inşaat yapma, fazla ödeme yapma, ihale mevzuatına uymama, adisyon tanzim etmeden satış yapma gibi hususlar nedeniyle davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu işin bir bütün iken ayrı parçalara ayrılarak ihaleye çıkılmadan dava dışı firmalara verildiği, Masraf Onay Formu adı altında düzenlenen ödeme belgeleri altında bulunan harcamayı yapan imzalarının bir çoğunda davalı ...'ın adı geçmekte ise de onay imzasının kime ait olduğunun belli olmadığı, ancak bilirkişilerin tespitine göre imzaların genel müdür davalı ...'ın imzasına çok benzediği, bir kısım faturalara konu yapılan malların sayısının yükseltildiği, bazılarının da fiyatlarının piyasa fiyatlarından çok yüksek olduğu,
muhasebe müdürü olan davalı ...'ın yapılan işleri yerinde denetleme imkanının bulunmadığı, yapılan işlerin usule uyulmadan yapıldığı konusunda ilgileri uyarması gerektiği sonucuna varılabilirse de, sorumluluğunun belirlenmesi için davacı tarafça yeterli delil ve belge ibraz edilmediğinden, bu davalı yönünden iddiaların ispatlanamadığı,
elektrik işleri ile ilgili olarak yapılan işler dolayısı ile davacı şirketin 68.996,41 TL zarara uğratıldığı ve bu zarardan davalı ...'ın sorumlu tutulması gerektiği, elektrik işi dışındaki hususlarda bir zararın olup olmadığının tespiti için gerekli delil ve belgeler dosyaya ibraz edilmediğinden bu iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 16.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6903, K. 2012/21580, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama